Cenab-ı Hakk herkese bir kemal noktası tayin etmiştir. Buna tasavvufta arş-ı kemal derler. Her insanın bir arş-ı kemali vardır. İbadet ve hizmetleriyle o noktaya çıkamayan insanı Cenab-ı Hakk musibetler marifetiyle kemaline erdirmektedir. Kader, manevi yolculuklarında yavaş gidenleri musibetler aracılığıyla hızlandırmaktadır.
İçinde bulunduğu andan başka sermayesi yoktur insanın. İçinde bulunduğu mekandan başka imkanı yoktur. Şimdi çektiği ve bir sonraki anda yok olacak olan kederden başka kederi yoktur.
Şeriat, kadının erkeğe erkeğin de kadına bakmasının haram olduğunu bildirir. Allah Rasûlü , Hz. Ali’ye “Gayri ihtiyari olan ve affedilen, bir defalık bakıştır. İkinci bakıştan mesulsün.” buyurur
“Bir şehvet giderme vasıtası olan zina, insanları ve hatta milletleri yok eden bir felakettir. O kadar büyük bir felakettir ki kaç felaket şekli varsa zina hepsine taliptir. Bu yüzden insanı yaratan ve onu korumanın usûl ve esaslarını tayin eden Allah Teâlâ, “Zina etmeyiniz” yerine; “Zinaya yaklaşmayınız” buyurmuştur. Çünkü zina, hem ferdî hem de içtimaî anlamda bir katliamdır.