Bir şehirden diğerine, okuyup memur olmak,sonrada parayla eşine karşı hürriyetini kazanmak için giden, kaybedince yıkılan, psikiyatrist kapılarında çare arayan kadını değil; Ümmü Varaka gibi evini İslâm okuluna dönüştüren, Esma gibi Allah ve Rasûl davasını tebliğ etmek için muhacire olan ya da okuyan, Hansa gibi dört oğlunun şehadet haberini alınca, İslâm’a sadakat göstermenin süruruyla hamd eden büyük İslâm kadınının dönüşünü bekliyoruz.
Hz. Hansa bir anda dört oğlunun şehadet haberine
muhatap oldu fakat yine sarsılmadı. Çünkü o bir daha ayrılmamak üzere buluşmanın Cennet’te olduğuna inanmıştı. Bu yüzden, Ahiret hesabına kazanç teşkil edecek bir kaybı hamd vesilesi olarak telakki etti.
Allah Rasûlü ebeveyne, çocuklara peygamber ve
ehli beyt sevgisini aşılamayı ve nebevî sevgi ikliminde onları yetiştirmeyi emretmiştir. Sahâbe de peygamber sevgisini eğitimin esası olarak görmüştür. Sa’d b. EbîVakkâs şöyle demektedir: “Çocuklarımıza Kur’an-ı Kerîm’den bir sure öğretir gibi Allah Rasûlü’nün gazvelerini öğretirdik.”
Allah Rasûlü kızı Fâtıma’ya, oğlu Hasan ve Hüseyin’in saçlarını doğumlarının yedinci gününde tıraş edip, ağırlığınca tasaddukta bulunmasını emretmişti. Böylece hem çocuk daha sağlıklı olacak, hem de doğduğu andan itibaren insanlara fayda sağlayacak, toplumda yardımlaşma, merhamet ve sorumluluk gibi duyguların gelişmesine katkıda bulunacaktı.