Hannibal, düşmanlarına korku yaymak için genelde savaş hileleri ve pusulardan faydalanmayı başarmıştı fakat artık en sonunda Scipio özelinde, aklını çelmesi daha zor olan -uyguladığı ustaca bir manipülasyon- korkutucu bir düşmanı vardı.
Hannibal, Roma topraklarında ve sularında iki kardeşini kaybetmiş, Roma'yı Kartaca'nın bağımsızlığına yol vermesi için zorlamak olan nihai amacını ise gerçekleştirememişti.
Fazlasıyla saygın bir Romalı senatör ve MS I. yüzyılda savaş stratejileri üzerine bir kitabın yazarı olan Sextus Julius Frontinus, doğru ya da yanlış olsun, Scipio'nun kehanetleri ustaca kullanışı ve olumsuzu olumluya dönüştürüşü hakkında şu anekdotu anlatır: "Ordusunu İtalya'dan Afrika'ya taşıyan Scipio, askerleri karaya çıkarken bir anlığına afalladı. Askerlerinin bu duruma karşı korku duyduğunu gördüğünde metaneti ve azameti sayesinde askerlerinin endişe duymasının sebebini, şunu söyleyerek bir tür cesaretlendirmeye çevirdi: "Tebrik edin beni, adamlarım! Afrika'ya şiddetle çarptım."
Scipio bütün odağını Kartaca'ya yoğunlaştırmıştı ve Afrika'dan uzun bir süre boyunca da dönmeyeckti. İtalya'yı Hannibal'den kurtarmanın en garanti yolunun savaşı Kartaca'ya taşımak olduğuna dair son derece kuvvetli bir kanısı vardı. Hannibal, kafese kapatılmış, yalnızca uzak mesafeden güvenli bir aslan olabilirdi, yine de ne olursa olsun bir aslandı.
Scipio Hannibal'i gözlemleyerek aldatıcı görünüşlerin nasıl olabileceğini ve kendi gücünü düşmanın gücüne değil de kendi gücünü düşmanın zayıflığına nasıl eşleyebileceğini öğrenmişti.