Zeminle temas etmeden bedenimden uçup gitmişti. Hissedebildiğim tek uzvum, şehadet getirmeye geç kalmamak için çırpınan dudaklarımdı.
Gökyüzü bin parçaya bölündü, bin parçanın bini de benim omuzlarıma yıkıldı. Gecenin parça parça ayrılıp tenine battığını hissedebilir mi insan? Ben hissediyorum. Eğer sağ çıkabilirsem, kanayan yaralarımı bile gösterebilirim.
Fakat yıldızlar kanlı yaralarda, gökyüzünde durdukları kadar güzel durmazlar. Parıldamazlar, yakarlar; yol göstermezler, kaybederler..
...
Ve sonunda geçmiş, Arsıl Alaz'a ailesinden geriye yalnızca küçük kız kardeşini bıraktı.
> Fecir, Tan Yeri \2