...Hayatı yönlendirmekte en ehemmiyetli safha gençliktir. Gençlik ise, nefsânî arzuların bir tuğyan mevsimidir. Hayatı, böyle riskli bir mevsimde müsbet mecraa sokmak ise, oldukça müşkil bulunmakla beraber bunda başarının bereketi hiçbir şeyle mukayese edilmeyecek derecede büyüktür.
Ey yaramın doktoru! Ve ey dalalet uçurumunda yuvarlanan ruhumun halaskârı! Ve ey İlahî ve kudsî yolların rehberi!..
"Dalaletten halâsın, Allah'ın rahmetine vusulün en kısa yolu var mı?" diye sordum. "Çok kısa bir çare-i Kur'aniye vardır" diye buyurdunuz. Fakat dalaletim, gafletim, enaniyetim itibariyle bu kısa ve merdane cevabdaki hikmet-i azîme, nebean-ı rahmete dikkat etmedim. Ruhuma ihanet ederek aldırmadım. Ve felâket-i maneviyede bir müddet daha kalmış oldum.
Nurlarınızın şuâ'ı gözlerimizi kamaştırıyor. Kalblerimizi bütün safiyetiyle Allah'a, Kur'an'a, ve Resul-i Mücteba'ya (A.S.M.) ve o iki cihan serverinin aziz vârislerine bağlıyor ve bağlamıştır. Bu bağ öyle bir bağ ki, inayet-i Hak'la hiçbir maddiyyunun ve hiçbir mülhid ve fırak-ı dâllenin değil, dünya kâfirlerinin bütün kuvvetleri bir araya gelse, bu kudsî rabıta-i kalbiye bağını koparamaz.