Ve dünyanın kesinlikle yenilenmeye ihtiyacı vardı. İnsanların -yavaş, ağır, uyuşuk, sıradan, bedensel, cehennemsel- yaşamı midemi gitgide daha da çok bulandırıyordu.
Ebedi ve tembel bir uykuda olan insanların arasından birisinin gözetlemenin ötesine geçme cesaretinde bulunması, sabah çanlarını her zamankinden daha erken çalması, kendi çirkinliklerini ve yaşlılıklarını dehşet içinde görsünler diye yüzlerini kirleten makyajdan arındırması lazım gelir. Kendi çehresiyle yüzleşme cesaretini gösteremeyenler tekrar suratını boyasın ve rezilin teki olsa bile centilmen rolü, aptalın teki olsa bile dâhi rolü yapsın.
Sıradan, yüzeysel gerçekliği kabul etmiyordum, çünkü daha iyi, daha doğru, daha derin bir gerçeklik arzuluyordum; geçmişi yadsıyordum, daha yakışır ve mucizevi bir geleceği gözümle, tüm arzum ve ruhumla görmek için şimdiki zamanı yadsıyordum.