“Bir şey söyleyeyim mi?.. Ne kadar büyüklerse o kadar istiyorlar… gözleri doymuyor işte, o kadar! Asla yetmiyor!.. Ne kadar bolluk o kadar çirkeflik!.. Şirketler korkunçlar!.. Benim küçük şeyde bile görebiliyorum… Hepsi emici!.. Obur! İlik sömürücü!.. Ah! Ah! İnanamazsın!.. Vallahi böyle… Öyle öyle zengin oluyorlar… ancak öyle!”
Des Pereires, ilk günlerden itibaren düşünceye dalmaya başlamıştı yine… küçük zevklerden ve yalnızlıktan mümkün olduğunca istifade ediyordu… kaderin sürprizlerine hazır hissediyordu nihayet kendini. Her ne olursa olsun!.. Düşünceye doymuştu! Çok kararlıydı! Kararlılık! Kaderine göğüs gerecekti!.. Ne güvenli, ne temkinli!.. Farkında olacaktı sadece!..