Modern şehir hayatının içinde sıkışmış, yalnızlaşmış ve iç dünyasında çatışmalar yaşayan bir adamın hikâyesini anlatıyor.Tarık Tufan’ın anlatımı oldukça içe dönük, duygusal ve yer yer şiirseldir. Hikâyeden çok ruh hali ön plandadır.Akıcı ama yoğun ,yer yer melankolik ,duygu yüklü ve iç monologlara dayalı bir kitap.
Tarık Tufan burada klasik hikâye anlatımını bilinçli olarak geri plana atıp şunu yapıyor:
Okuyucuya bir hikâye anlatmak yerine, onu bir ruh hâlinin içine bırakıyor.
Bu yüzden kitabın sonu bazı okurlara “eksik” gelebilir. Ama aslında o eksiklik, kitabın ana meselesi:
İnsan zaten eksik bir varlık….