İyâz b. Halîfe'den rivayet edildiğine göre, o, Ali (radiyallahu anh')ın Sıffîn'de şöyle dediğini işitmiştir:
"Akıl kalptedir. Merhamet, karaciğerdedir. Şefkat dalaktadır. Nefes de akciğerdedir."
Biz ise amel diyarında yerine getireceğimiz vazifelerimiz için ihmalkârlık yapıyoruz?Artık ne zaman amel işleyeceğiz? Yoksa ölümden sonra mı amel işlemeye başlayacağız?Ölüm geldiği zaman mı aklımızı başımıza toplayacağız?Yoksa kabir de mi amel işleyeceğiz?
—-
Mutarrif b. Abdullah sürekli şöyle derdi: "Şüphesiz ki ölüm nimetler içinde boğulan kimselere dünyalarını zindan etmiştir. Öyleyse bitmeyecek ve kesintiye uğramayacak nimet yurdunu talep edin."
(İbn’ul cevzi)
“Ey gecenin ilk saatlerinde uyuyan kimse!Bazen ölüm seher vaktinde gelir.Kendini başı tatli olan gecelerden yana güvende hissetme, Nice gecelerin sonunu alevler bitirir.Oysa o gecelerde ölüm nice nimet içinde olan nesilleri yok etmiştir.”
(Ebu Y’ala)
Huleyd el-Usarî şöyle derdi:
"Hepimiz ölümü(n var olduğunu) kesin olarak bildik ama ona hazırlanan kimseyi görmüyoruz... Hepimiz ateşi kesin olarak bildik ama ondan korkan birini görmüyoruz. Hepimiz cenneti kesin olarak bildik ama onun için çalışanı görmüyoruz..."
Ne zamana kadar gaflet? Hani günahlarına pişmanlığın nerede? Kusurlarından ötürü üzüntün nerede? Ne zamana kadar günah islemeye devam edip de bugününü de dünün gibi zâyi edeceksin? Ne samimi Olanlarla yaptığın bir hayır iş var ne tövbe edenlerle birlikte hissettiğin bir pişmanlık... Ellerini açıp da gözyaşları dökerek istesene artık! Hakkında 'öldü' denip de 'Rabbim geri döndür' demeden önce uyan!
Zirâ (Rabbin şöyle buyuruyor) :
“Kendileriyle arzuladıkları arasına bir engel konmuştur." (Sebe, 54)
Birçok kardeşimiz de iftiraya bağlı zulüm nedeniyle hükümlü veya tutuklu olarak zindanlarda bulunuyorlar.
Bir kısmı da her ân cezayla sonuçlanabilecek yargı sürecindeler...
Bizleri, tevhid akidesinin yayılmasından korktukları için yargılayanlar, düzmece iddianamelerde akidemizi sıralıyor, fakat sonucu bir örgüte bağlayamıyorlar.
Bununla birlikte şu da bir gerçektir ki; bizler, putperestliğin her türüne düşman, İbrahim'in (as) izinde, Muhammed'in (sav) ümmetiyiz. Elbette elinde İbrahim'in baltasını taşıyanlar, putperestleri rahatsız edecektir. Şu da bir gerçek ki; Allah (cc) mutlaka aramızda hükmedecektir. Biz o güne kadar sabırla bekleyeceğiz. Putperestler de beklesin...