Sana tavsiyem, bu kahredici gevşekliğe karşılık verimli bir meşguliyet bulmandır.
Çünkü boş kalmak, gizli bir cinayettir ve sakinleştirici haplarla intihar etmek demektir.
“Ey nefsim yazıklar olsun sana!
Canım köprücük kemiğine dayandığı zaman Rabbinin elçilerinin karşına,kötü görünümleriyle, suratları asık bir halde azap müjdesi vermek üzere çıkmalarından korkmuyor musun?
Peki, o zaman pişmanlık sana fayda verecek mi?
Üzüntün kabul edilecek mi ya da ağladığın için sana merhamet edilecek mi?
Ey nefsim senin haline çok şaşırıyorum! Bütün bunlara rağmen basiretli ve zeki olduğunu iddia ediyorsun!
Zeki olmanı malinin her geçen gün artmasına bağlıyor, ömrünün azalmasına üzülmüyorsun!
Ömür azaldıktan sonra artan malin ne faydası var ki?”
(İmam Gazali)
————
Said b. Saib'e "Sabaha nasıl eriştin?" diye sorulduğunda cevaben şöyle dedi:
"Ölüme hazırlık yapmadan sabahladım."
(İbn’ul cevzi)
Ebu Hazim Seleme b. Dinar şöyle söylemiştir:
"İşlediğin takdirde seni, ölümü hatırlamaktan uzaklaştıracak ve ileride kalbine korku yerleştirecek her ameli terk et.
Nitekim günahları işleyip de tevbe etmeyen insanların kalbi katılaşacağından ötürü ölüm ona çirkin gelecektir. Bu duruma düşmemek için kötü amellerden olabildiğince uzak dur. Sonrasında ne vakit ölsen de bu ameller sana zarar veremeyecektir.”
(İmam Zehebi)