-Dininizi kimseye teslim etmeyin.
-Allah'ın rahmet ettikleri müstesna, cemaatler sizin gibi hesapsız ve samimi iman etmiş topluluklar değildir.
-Davetçilere ve cemaat önderlerine doğru sorular sormayı öğrenin.
-Sorularınıza net cevap veremeyen, daldan dala atlayan ve laf kalabalığı yapan kimseleri terk edin.
-Sizi oyalayarak yanında tutmaya çalışan kimselerden uzak durun.
-Küfrü dahi olsa akîdesini olduğu gibi açıkça izhar eden kimselerden korkmayın.
-Asıl korkmanız gerekenler, inandıkları hakkı açıkladıkları takdirde kaybedeceklerinden endişe ederek nabza göre şerbet veren kimselerdir.
Abdullah ibn Ömer (radiyallahu anh) rivayet ediyor: Rasulullah (salalahu aleyhi ve sellem) beni elbisemden (veya omuzumdan) tutarak "Dünyada bir garib gibi, yabancı gibi hatta bir yolcu gibi ol! Kendini kabir hakkından biri gibi kabul et." diye buyurdu. (Mücahid diyor ki) ibn Ömer bana dedi ki: 'Ey Mücahid! Sabaha çıktığında akşama varacağım diye içinden geçirme; hastalığından önce sağlığından, ölümünden önce hayatından istifade ederek hazırlık yap. Ey Allah'ın kulu! Yarın halinin ne olacağını bilemezsin."