Ama gülümsüyordu.Hep gülümserdi.Yüzünde o yumuşak ,hafif tebessümüyle doğmuş gibiydi.Mutluluğunu ifade etmekten ziyade acılara göğüs geren bir tebessümdü bu.Hayat felsefesi buydu.Ne olursa olsun gülümse .Acıta,hüzne ,kayıplara karşı gülümse .
Ay tanrıçasına aşıl olma cesareti gösteren çoban Olympos’takilerin gazabına uğramış,ona en büyük ceza verilmişti :Kaderini bilmek.Meğer gelecek denilen o bulanık ,o belirsiz perdenin bilinmeden kalması en büyük nimetmiş.Geçmişin net anılarını her gün taşımak,geleceği düşünmek ruhunu altüst ediyordu.Hayvanlar o masum geçmişi olmayan varlıklar-geçmişi hatırlamaz ,geleceği düşünmezlerdi; belki de onlar bir şey biliyorlardı da soğuk duvarların arkasındakiler bilmiyordu.
Bazı insanlar kendilerini kabul ettirmek ,sevdirmek için çok çaba gösterir; bazılarındaysa hiç böyle bir niyet yoktur,olduğu gibi yaşar ve sen yavaş yavaş ondaki kaliteyi keşfettiğin zaman hayranlığın artar.