volkan

volkan
@felsefos
Sabit fikir sahibini hapseder
yolculuk bir yere varmak için midir, yolculuk halinde olmak mı? milyonlarca farklı üçgeni tek bir üçgen olarak tanımladığımızdan beri birbirimizle anlaşamıyoruz.aslında hiç bir üçgen birbirine benzemez. herşeyi tam anlamıyla bilemeyiz. sınırlıyızdır, fakat, tanrı rolüne soyunduğumuzdan beri, sonsuz bir düşünce kapasitemiz olduğunu sanarak yargılara varıp dururuz. tanrı sonsuz ise insan düşüncesi sonsuz olamaz, ve sonlu düşünce ile sonsuzu kavrayamamak kadar doğal ne olabilir? ve hiç bir şey bir birinin aynı değildir. öyle ise bizim vardığımız bir yargı, başkası için bir önyargı veya tam tersi olabilir. yargıya varmak belki de tanrısallıktır, neye göre yargıya varacağız? kime göre? ancak insan kendine göre bir yargıya vardığını, bunun evrensel olamayacağını, evrensel olsa idi bu tanrısallıktır olurduyu düşünürse yanılmış olabilir mi? her gün vardığımız kararlarda, kesin kanaatlerde,kendimizden emin oluşumuzda, böbürlenmemizde kısacası tanrıyı oynamamızda, sanki kendimizi tanrı ilan ediyoruz . dünya onun için yaşanılır bir yer olmaktan çıkıyor. kendini ilah ilan edenler din afyonunu veriyor insanlara ve geri çekilip paralarını sayıyorlar.açlıktan ölenler isimsizler mezarlığına dindar olarak gömülüyor. kesin kanaatlere varmayacak isek, evrensel bir bilgi, doğru, adalet anlayışından nasıl söz edebiliriz ? herkese göre, göreceli bir adalet anlayışı, doğru kanı olur mu? göreceli bir şey yoktur aslında, sadece bilgi eksikliğinden vardığımız yanlış kanaatleriniz vardır ve bu bize adaletin , doğrunun kişiye göre değiştiğini sandırır. aslında yanlış olan evrensel doğrular değil, yanlış olan, bilgisi olmayan insanın vardığını sandığı kesin sonuçlardır. aynı sonuca giden yolda, farklı araçlar kullanıyoruz, saygımız yok ise fikirlere, birbirimizi yok ediyoruz ve yola devam
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bir kere olan şey hiç olmamış demektir. ..... Tarih insan yaşamları kadar hafiftir; dayanılmaz derecede hafif, bir tüy kadar, yukarı doğru süzülüp havayla karışan toz, yarın varolmayacak herhangi bir şey kadar hafif.
Sayfa 241·Kitabı okudu
İnsan hayatı ancak bir defa yaşanır ve kararlarımızın hangilerinin doğru hangilerinin yanlış olduğunu kestiremememizin nedeni, verili bir durumda ancak bir tek karar verebilecek olmamızdır; ikinci, üçüncü ya da dördüncü yaşamımız yok ki çeşitli kararlarımızı birbirleriyle karşılaştıralım.
Ne yaptıklarını bilmeyen insanları cezalandırmak barbarlıktır.
Sayfa 290·Kitabı okudu
Gerçek insan iyiliği,ancak karşısındaki güçsüz bir yaratıksa bütün saflığı ile, özgürce ortaya çıkabilir. İnsan soyunun gerçek ahlâkî sınavı, onun,merhametine bırakılmışlara davranışında gizlidir.
Sayfa 308·Kitabı okudu