Hırsızlık, tecavüz,cinayet. 15 yaşındaki Alex ve çetesi tarafından işlenen suçlar yazar tarafın dan o kadar kaba bir şekilde anlatılıyor ki dili sizi rahatsız edebilir. Ne var ki bu suçları en küçük bir vicdan azabı duymadan işleyen insanların ağzında bıçaklı süt,dudaklarında tüttürdükleri kanser, dillerinde apış aralarının, pezevenklerin ,taşakların eksik olmaması kadar doğal ne olabilirdi?
Kitabın birinci bölümünde Alex ve yazar Burgess den iyiden iyiye nefret eden okuyucu, ikinci kısımda hükümet tarafından olaya el konulmasına, başında Aşağılık Yaratıklar Bakanının olduğu ekip tarafından uygulanan ıslah çalışmalarına tanık olur.
Buna göre Alexe ludovica denilen bir kimyasal enjekte edilir ve suçun her türlüsünün işlendiği korkunç videolar izlettirilir. Bu filmleri izleyen Alex ilacın etkisiyle, suç işleme hissi uyandığında korkunç acılar çekmektedir. Artık birine sinirlendiğinde bile çektiği acılar nedeniyle bir şey yapamamaktadır. Adeta otomatik portakala dönmüştür.
Üçüncü bölümde Alex'in seçim yapma, hata yapma özgürlüğünün elinden alınması, intihara kalkışması basına yansır ve hükümeti devirmek için siyasi malzeme yapılır.
Dilinin argo, küfürlü olması anlatılan rahatsız edici hikayeye gerçeklik katarken, sonuçta özgür irade, suç, suçun önlenmesi konularında empati yaptığınızda Alex ten mi nefret edersiniz, hükümettten mi, yazardan mı size kalmış.