Mehmetçiklerin birbirine sokulup birbirlerine yardım ederek halsiz ve mecalsiz bir durumda son defa Harem-i Şerif'i ziyaretle Ravzayı Mutahhara'ya yüzlerini gözlerini sürerek dualar ede ede yaptıkları veda ziyareti görülecek şeydi. İngiliz altınları ile beslenerek Türk'e diş biler hale getirilmiş bazı sözde Araplar bile bu manzara karşısında gözyaşlarını tutamamışlardı.
O tarihte tanınmış yazarlarımızdan birinin dediği gibi "Bu Medine müdafaası Türk milletinin gömüldüğü kesif zulmet ortasında tek ümit ışığı gibi yükselen bir meşale." idi.
"benim yolum düzdür, dolambaçlı yollardan tiksinirim ben, entrikacı değilim ve bununla, eğer izin verilirse, oldukça haklı bir şekilde gurur duyabilirim..."
Sayfa 141 - Yakov Petroviç Anton Antononiç'e derki·Kitabı okudu