Yorumlar ve İncelemeler

Benden Öte Benden Ziyade
6/10
·224 syf.·
2019 57. kitabı
Bir kitap okudum ve sonu acaba nasıl biticek diye bian önce bitmesi isteğiyle Öteki’yi nihayete erdirebildim. Birçok kitap okudum ama çok azı ile kendimi özdeşleştirdim çoğunluğu seyirci gibi izledim anlatılan öykülerdeki hikayesi olan insanları.. Öteki kitabında durup durup düşündüm o sırada koridorda gün boyu volta atmam gerekiyordu bazen koridorda boşluğa bakıp benimle beraber volta atan ikinci bir ben beliriyordu kendime şöyle bir bakıyordum benden bir beni tanımlamaya çalışıyordum,eğer hepimize öyle bir inkan verilseydi ikinci bir ben olarak ikinci bir hacim kaplasaydık yeryüzünde kendimiz hakkında neler düşünürdük.Aslında buna yakın tecrübeleri sesimiz ya da görüntümüze dair kayıtları izlediğimizde birazcık olsun deneyimliyoruz. Ben en çok güvenlik kamerasının olduğu kasa önlerinde ya da toplu taşıma kamerasında kendimi gördüğümde iyice bir inceliyorum çoğunlukla beğenmiyorum ve hatta kendi görüntümden çekiniyorum.. Kitabı okurken daha önce düşünmediyseniz iyice bir düşünüyorsunuz Kendimi seviyor muyum? Kendimi ne kadar benimsiyorum? Dizilerde en çok kendi kendiyle konuşan insanlar gibi neden kendimle sesli bir kez bile konuşmuyorum(Kiralık Aşk dizisinde Defne karakteri ve Hürrem çok konuşurdu dış sesiyle kendiyle) Ya da denize bakarken(bugün bana soruldu denizle konuşur muyum diye) denizi de seyreden kadına dışardan bakan bir ben var hep.. Ya da yarı uyku hallerinde olaylar ve konuşmalar içindeki kendimi gün boyunca hatırlamak gibi.. İnsan ne kadar karmaşık bir yapıya sahip ve her yaşın belli durakları, öğrenilmesi yaşanması gereken duygu düşünceleri var.. İçine doğduğumuz aile, toplum bir birey olarak potansiyellerimin ortaya çıkmasına ve gelişmesine imkan verme gibi niteliklere yapılara, becerilere, bilince ne kadar
Edebiyat
Öteki BenFyodor Dostoyevski · Bordo Siyah Yayınları · 201330,4bin okunma
7/10
·224 syf.··
2021 18. kitabı
Yakov Petroviç Golyadkin toplumda kendine yer edinemeyen, kendisiyle sürekli çatışan, sosyal hayatın dışına itilen bir anti kahramandır. Romanda, Golyadkin’in zihinsel tutarsızlığının insanlarla iletişimini zorlaştırması, kendisinin giderek ötekileşmesi anlatılır. Okur, Dostoyevski’nin bu romanında bir keşfe çıkar; kahramanımızın dünyasının ikiliği ve gerçeklik dediğimiz zeminin kayganlığı merkezinde psikolojik bir yolculuk yapar. Parçalanmış bir zihnin kurguladığı dünyalarda Dostoyevski’nin eşsiz psikolojik anlatımıyla, gerilimi son ana dek süren sürükleyici bir yolculuktur bu. Dostoyevski bu romanı için şöyle demiştir: “İleride Öteki Ben’den benim başyapıtım olarak bahsedecekler.”
Öteki BenFyodor Dostoyevski · Bordo Siyah Yayınları · 201330,4bin okunma
Dissosiyatif'in en kötü hâli
8/10
·258 syf.··
Beğendi
·
2023 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2023 00:55
Yakov Petroviç'in içsel çatışmalarını ve çift kişiliğinden dolayı çöküşünü anlatarak yazar, insan psikolojisinin karmaşıklığını derin bir şekilde inceliyor. Bireysel kimlik kaybının portresini acımasızca çizerken okuyucuları düşündürüyor.
İnceleme
Öteki BenFyodor Dostoyevski · Bordo Siyah Yayınları · 201330,4bin okunma
7/10
·224 syf.··
2022 44. kitabı
Ana karakter,Golyadkin'in iç psikolojik mücadelesini konu alıyor. Golyadkin, ikizi küçük golyadkin görünüş olarak aynı ancak saldırgan ve dışa dönük, içten pazarlıklı başkahramanın özelliklerinin tam tersi düşmanı olarak betimlenmiş.Ana karakter ,yüksek ideallerle dolu gibi görünebilir ama bu idealler onun asılsız fantezilerinden başka bir şey değildir. Aşıktır ama aşkını çok garip bir şekilde kazanmak ister. Romanın içerik örgüsü gerçek olanla, karakterin fantezileriyle kurduğu şeyleri birbirinden ayırmakta zorlandım..Sonuç olarak, sonucu bana belirsizdi, hikayede fikir oluşturmak birazda okuyucunun zihnine bırakılmış. Okumayı düşünenlere şimdiden iyi okumalar.
İnceleme
Öteki BenFyodor Dostoyevski · Bordo Siyah Yayınları · 201330,4bin okunma
Puan vermedi·386 syf.··
Beğendi
·
2020 111. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2020 21:12
"Maske takan insanlara artık pek sık rastlanır oldu ve bir maskenin arkasında kimin olduğunu anlamak çok zorlaştı, efendim…" Toplumsal yaşamın birey olmayı beceremeyen, kendini ifade etmede zorlanan karakterler üzerindeki etkisini Golyadkin karakteri üzerinden yazar, harika bir şekilde okuyucuya aktarmış... Golyadkin kendisi olmak ister, ama bu haliyle sosyalleşemez, bunu istedikçe yüzüne gözüne bulaştırır hep... Sosyalleşmek için kendi olmaktan uzaklaşması, sahte bir karaktere bürünmesi gerekiyor, bunu becermek zordur...bu da kahramanımıza bunalıma götürüyor maalesef... Golyadkin'in gerçek benlik ve olmayan benlik arasında gidiş gelişini, benlik arayışını, duygu analizlerini yazar etkileyici bir dille okuyucuya aktamış... Bir psikoloji kitabı, dolayısı ile psikolojiyi sevenlerin zevkle okuyacaklarına eminim...
Öteki BenFyodor Dostoyevski · Bordo Siyah Yayınları · 201330,4bin okunma
7/10
·250 syf.··
Beğendi
·
2019 9. kitabı
2007 Yılında okumuştum. Kitabın konusu biraz farklı. Dostoyevski' yi okurken sıkılmam fakat bu kitabı okurken yer yer sıkıldığım bölümler oldu. Yazarın fazla beğenmediğim birkaç kitabından biriydi. fakat yıl 2019 tekrar okuyacağım. çünkü insanın hayatında yıllar çok şey değiştirir. farklı bakış açıları kazandırır. bakalım bu defa farklı bir tat alacak mıyım kitaptan :)
Öteki BenFyodor Dostoyevski · Bordo Siyah Yayınları · 201330,4bin okunma
Öteki Ben
Puan vermedi·277 syf.··
2024 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2024 18:00
Bir kişilik bölünmesi... Belli ki kahramanımız içinde tuttuğu, olmak isteyip de olamadığı, biraz laubali, biraz üçkağıtçı ve çokça sosyal yanını uzunca zaman kendine yakistirmadigindan sakliyor. Ve yaşadığı bir travmatik olayla bu yanı serbest kaliyor. Aralıksız, heyecan ve merakla, "sonunda ne olacak?" diye diye ama içim daralarak ve Golyadkin'e acıyarak okudum. Son söz; Allah kimseyi ruh sağlığından etmesin.
Rus Edebiyatı
Öteki BenFyodor Dostoyevski · Bordo Siyah Yayınları · 201330,4bin okunma
Düşünsene senden bir tane daha olduğunu...
8/10
·188 syf.·
2022 5. kitabı
-Spoiler İçermez- Bir kitabın Dostoyevski'ye ait olduğunu gösteren emareler nelerdir; •Karakterler ya fakir ya da ruhen hastadır •Kitabın alt metni derin psikolojik konular barındırır •Ana karakter herkesten çok kendiyle konuşur, iç seslendirme tekniğine bol bol başvurulur •Ana karakterin kendiyle ilgili bitmez tükenmez bir kavgası vardır, en büyük düşmanı kendisidir •Kitaba tadını tuzunu versin diye bir kaşık, hayır hayır yarım bardak, bir su bardağı diyelim biz ona, ırkçılık eklenir, başta Almanlar olmak üzere birkaç millet yer yer topa tutulur Gelelim kitaba... Ana karakterimizin adı Yakov Petroviç Golyadkin. Kendisi 9.dereceden bir memur. Kitabı okumaya başlar başlamaz bir sıkıntısı olduğunu hissettiğimiz karakterin, doktoruyla konuşmasına da şahit olduktan sonra hasta olduğuna emin oluyoruz. Teşhis koyacak konumda olmamakla birlikte okumamın başlarında sosyal fobisi olduğunu, okumaya devam edince şizofreni hastası olduğunu düşündümse de, sitedeki incelemeleri okuyunca doppleganger sendromu denen şeyden haberdar oldum... *Bilgi köşesi* Sosyal fobi: Diğer insanlarla etkileşimi içeren toplumsal durumlarda ortaya çıkan kaygı bozukluğudur. Rahatsızlık diğer insanlar tarafından olumsuz değerlendirilme ve küçük düşme korkusundan kaynaklanır. Şizofreni: Bireylerin gerçekliği anormal olarak yorumladıkları, gerçek ile gerçek dışını birbirinden ayıramadıkları zihinsel bozukluğa verilen isimdir. Şizofreni, halüsinasyonlar, sanrılar ve günlük işleyişi bozan son derece düzensiz düşünme ve davranışların kombinasyonlarından meydana gelebilir ve bireyi bütünüyle etkisiz hale getirebilir. Doppelganger: A spirit that looks exactly like a living person, or someone who looks exactly like someone else but who is not related to that person (bunun Türkçe güzel bir tanımını
Edebiyat
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202530,4bin okunma
10/10
·255 syf.··
Beğendi
·
2024 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2024 20:22
Kahramanımız Goldyatkin kendi olmaktan memnun değildir,kendinden kaçmak istemektedir hiç birşeyin farkında olmadan şizofreni yaşamaktadır. İşte tam orada öteki ile tanışır. Birey olma yönünde ilerlemeye çalışmak ve karşımızda toplumsal mantıksızlıklar vardır. Birey olarak buna ne kadar uyum sağlayabiliyoruz işte artık sosyal asosyal kavramıda burada karşımıza çıkıyor; ve toplumda ben değil ,mecburen öteki oluveriyoruz. Fyodor Dostoyevski bize insanlardaki derin ruhsal acıları,duygu değişimlerini anlık olarak mükemmel veriyor. Kitap bana direk Dövüş Kulübü filmini aklıma getirdi maalesef kitabını okumamıştım. Filmi izleyip beğenenler direk okuyabilir. Filimdeki kurgu kadar olmasada oldukça iyi. Fyodor Dostoyevski sevenler es geçmesin zaten. İyi okumalar.
Edebiyat
ÖtekiFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 201930,4bin okunma
Hepimizin içinde bir "öteki" vardır!
9/10
·188 syf.··
2022 57. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2022 00:00
“Bay Goldyatkin yalnızca kendinden kaçmak istemiyor, bir daha geri dönmemek üzere ortadan kaybolmak istiyordu” (s.46). Ne zaman Fyodor Dostoyevski’nin bir kitabını okumaya başlasam derin bir nefes alırım. Zira onun kahramanlarının hikâyesi üzerinden insan ruhunun dehlizlerinde dolaşmak ve dolaşırken şahit olunanlara dayanmak o kadar kolay olmuyor. O bir insanın kalbinde ve ruhunda yaşadığı/yaşayabileceği gelgitleri, acıları, ıstırapları ve hastalıkları öylesine etkili bir şekilde ortaya koyuyor ki ister istemez kendinizle yüzleşmekten kaçamıyorsunuz. Kendinizle yüzleşirken de sınırlarda dolaşıyor ve haliyle yorgun düşüyorsunuz. • • • Dostoyevski’nin “Ezilenler”den sonra henüz 24 yaşındayken kaleme aldığı “Öteki”yi okurken de benzer duyguları yaşadığımı söyleyebilirim. Romanın kahramanı Bay Golyatkin, 9. dereceden sıradan bir devlet memuru olarak görev yapıyor. O, etrafındaki insanlara kendini kabul ettirebilmek için sürekli toplumsal konumunu daha iyi gösterme çabası içerisine giriyor. Ama toplum tarafından dışlanıyor. Nitekim onun hikâyesi üst kademeden insanların arasına kendini kabul ettirmek için gittiği bir davetten kovulmasıyla başlıyor. Sonrasında ise içindeki “öteki”yle karşılaşması ve bu karşılaşmada yaşadığı gelgitler, mücadeleler, hezeyanlar, sanrılar ve paranoyalarla devam ediyor. • • • Yunus Emre’nin “Bir ben vardır bende benden içeru” dediği gibi doğrusu hepimiz iç dünyamızda bir “öteki”yle yaşıyoruz aslında. Çocukluğumuzdan itibaren “bireysel benlik” ve “toplumsal benlik” olmak üzere iki benlik geliştiriyoruz. Günlük yaşamımızda bu benliklerimiz uyum ve barış içerisinde geçinip gittiği sürece çok da sorun yaşamıyoruz. Ne zamanki bu benliklerimizden biri, özellikle de toplumsal benliğimiz, bireysel benliğimizi bastırmaya ve yok etmeye çalışırsa, işte o zaman
Edebiyat
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202530,4bin okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.