Birden çok yakınlaştığını sandığı bu adamın acıları hakkında pek de bir şey bilmediğini fark etti. O da benim acılarımı bilmiyor. Acı çok diye düşündü sonra, öyle çok ki, istediğin kadar konuş, günlerce; çekirdeğine ulaşmana imkan yok.
Normal insanlar huzurla, herhangi bir vicdan sızısı duymadan uyurlarken, Madenci ve ben ve bizim gibiler dünyanın derdi denen soyut, tarifsiz bir yükü çekmeye yazgılıyız.
O da bateri çalmak istiyordu. Ama babası müzisyenleri sevmezdi. Babası bir yere varmayan işleri, boş gezinmeleri, duygusal halleri sevmezdi. Başarısızları, isteyip de yapamayanları, yaptığı şey bir işe yaramayanları aşağılardı.