withcarpediem

Çok seneler önce annemle babam İskeçe'de kendilerine mezar yeri almışlar. Daha doğrusu babam almış, anneme de gel sana öldükten sonra yatacağımız yeri göstereyim demiş. Gitmişler, bakmışlar. Babam ferah olsun diye mezarlığın boş tarafından yer satın almış ama annem hiç beğenmemiş. Tepemizde bir ağaç gölgesi yok, yazın kavuruluruz burada yatarken demiş. Babam ise kimseciklerin olmadığı yerden ferah ferah toprak aldım gene beğendiremedim diye sinirlenmiş. Dalaşmışlar, mezarlıktan eve küs dönmüşler. Barışınca satın aldıkları yere hemen üç dört ağaç fidanı dikmişler. Geçen seneler içinde ağaçlar bir güzel büyümüş. Gölgeleri olmuş, annemin içi gölgede yatacağız diye rahat etmiş
Sayfa 342 - Rafet, Kaktüs Sanat·Kitabı okudu
Reklam
Selma döndüğümüz gün kendi eliyle kesti saçlarını. Renkli kurdelelerle bağlayıp "Bunları sonra Ozan'a verirsin." dedi. Kestiklerini okşadım. "Benim onlar," dedim. Gülümsedi. "Sen doyunca gördün, kokladın: hatırında tutarsın. Ozan'ın payına bu kadarcığı düşüyor." dedi. Sarıldım. "Doymadım," dedim. "Hiç doymadım Selma." Tutamadım kendimi. Hüngür hüngür ağladım. Allah'a, kadere, bize yaşattıklarına lanet Okey okey ağladım. Selma da ağladı. Ama benim gibi isyan etmedi.
Sayfa 341 - Rafet, Kaktüs Sanat·Kitabı okudu
Her zaman öyle içten şarkılar söylemezdi. Çok keyifli olacak ki sesini bahşetsin. Hamileliği boyunca dilinde hep şarkılar gezdi. Sonra ninniye döndü onlar. İnsanı hamile kalmak güzelleştirmez. Ama mutlu olmak güzelleştirir. Her insanı. Selma nar gibi, birken bin oldu. Bense onun mutluluğunda kanat çırpan pervane.
Sayfa 320 - Rafet, Kaktüs Sanat·Kitabı okudu
Annemi kolay tavlayacağını bilirdim. İçindeki ihtiyar süs böceklerini Selma diriltti. Annem ona benden çok aşık olmadıysa bile sahip olamadığı ideallikteki kız evladı olarak gördü. Adım gibi biliyorum Rafet mi Selma mı deseler gözünü kırpmadan Selma der. Bugün bile bahçesinde yetişen her çiçeğe Selma diye seslenir. Cennetten Selma'nın gönderdiği çiçekler olarak görür onları.
Sayfa 318 - Rafet, Kaktüs Sanat·Kitabı okudu
Onun bir büyüsü vardı Bahar. Bulunduğu ortamın şekline bürünürdü. En sevdiğim, âşık olduğum yanı olan zarafeti babam için hiçbir şey ifade etmeyecekti, bunu bilirdim. Babam höt zöt bir adamdır, bu Selma'yı rahatsız edebilirdi, korkardım. Ama Selma babamı bile büyüsüyle güldürmeyi başarırdı. Babam kaç kere onun yüzüne bakıp "Sen benim deli oğluma nasıl vardın aklım almıyor." dedi. Kaç kere güldük. "Demek ki sende de bir delilik var da belli etmiyorsun," deyişinde Selma kalkıp da babamı yanaklarından öptü.
Sayfa 318 - Rafet, Kaktüs Sanat·Kitabı okudu
Reklam