Kitabı çok büyük bir heyecanla elime almıştım. Fakat benim için biraz hayal kırıklığı oldu. Anlatımı ve aborijinlerin ilkel yaşamı mübalağalaştırılmış bir beğeniyle kaleme geçmiş. Elbette yaşadığımız dünyada her biri diğerinden farklı yaşam sürdüren uluslar ve ulus içerisinde kabileler var. Ancak cehaletten beslenen ve modernizmi bir fanus içerisine sıkıştırılmış robot olarak gören, ayak uyduramayan değil uydurmak istemeyen bakış beni rahatsız etti. Yeni her zaman kötü değil, dedim kendime okurken. Hatta kendimi postmodern olarak tanımlarken bu kitap kendime bakışımı da değiştirdi. Çıplaklık her zaman doğal değildir ya da daha temiz bir yaşam sürmek bizi robot sofia kılmaz. Yazar, insanları çok fazla içselleştirmiş. Açıkçası kabile önderinin telepatiyle uzaktaki kişiden haber aldığı yerde yok daha neler bile dedim. Herkese saygı başka fakat onların bize hiç de saygı duymadığını hissettim nedense. “Gerçek insan” , “mutant” ifadeleri bile durumu özetliyor. Ama neyyse okuduk bir kere. Her kitap bir insan yine de tavsiye ederim.