Mustafa Kemal Paşa, fikrini yürütmek için her nevi sistemi kullanıyor, bazan da napoleon havası yaratıyordu.Fakat, ilim sahasında çok yüksek olanlar bile onun kudretine yaklaşamazlardı. İnsan mümessili olan Mustafa Kemal Paşa daima mevkiini muhafaza edebildi.
Şuna inanmak gerek ki, komünizm bile insanlar arasında ayrılık yaratan, din, ırk bakımından olmasa da, başka bakımlardan, insanlara zulmeden bir sistemdir.
Çünkü, hemşire, biz çabuk inanan, yufka yürekli insanlarız. Bize iyi muamele etselerdi, onlara inanır ,belki istikbalimizi de kaybederdik. Fakat ,sen endişe etme, hemşire. Benim Yelkentepe'de bir mağaram var. Eğer Adapazarı'na geçemezsek, sizi oraya saklarım. Altı aylık yiyecek var. İşte o yeri İngiliz ordusu bulamaz.
Kudretin bölünmemesi ve halkın elinde olması meselesi üzerinde uzun uzun tartışmalardan sonra varılan karar bir çeşit convention(anlaşma) şeklindeydi. Bunu şöyle özetleyebiliriz: Bütün icra ve teşri kuvveti Meclis'in olacak ve kabine üyelerini onlar seçecek. Onlar sadece Meclis'e karşı sorumlu olacaklar. Bu suretle kabineye karşı sorumlulukları olmayacak. Yani , kabine Meclis'in bir nevi memur heyeti olacak. Bunların başında Meclis reisi bulunacak, Fakat şahsi sorumluluğu olmayacak.
İşte bu şekilde Mustafa Kemal Paşa bunu teklif etti. Arkadaşların bir kısmı bunu bunu Sovyetler'in şekline benzettikleri için hayli itiraza uğradı. Fakat her şeyden önce Mustafa Kemal Paşa'yla iyi anlaşmak gerekiyordu.
Epeyce zaman yatakta kaldım , adeta ölüm mukaddermiş gibi sönüp gidiyordum. Maamafih 190'de ana olacağımı hissettiğim zaman bunlardan uzaklaştım ve yavaş yavaş sıhhatte kavuştum. Oğlum Ayetullah o sene meydana geldi, on altı ay sonra ikinci oğlum Zeki Hikmetullah'a kavuştum.