Sunan Hanım on bire doğru geldi. Üstünde bir güzellik vardı.
Gerçekten güzelleşiyorsa iyi;
ben güzelliğini görmeye başladıysam o da iyi;
güzelliği yakıştırmaya başladıysam,
bu yazının zaferidir, o belki daha iyi.
“Hardasan yar diyor,” dedi, “ateştesin, hardasın.” “Bence nardasan diyor,” dedim. “Ha har, ha nar, ikisi de ateş,” dedi. “Ama neredesin demek de istiyor olabilir,” dedim “nardasan yar.” “O da ateş değil mi?” dedi, “ayrılık.”