fakatmüzeyyenbuderinbirtutku •

fakatmüzeyyenbuderinbirtutku •
@ferimaahh
• 𝒪̈ ︎𝑀𝑎𝑟𝑟𝑖𝑒𝑑 ♡ ︎ • Bîst w heşt •
Tasarım
Ege Unıversty
İstanbul
Bitlis, 28 Kasım 1997
499 okur puanı
Eylül 2020 tarihinde katıldı
Bir Sessizlik Senfonisi: Serenad Üzerine
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 05:55
"Öncelikle belirtmeliyim ki; böyle bir esere inceleme yazmak bile başlı başına sorumluluk isteyen bir iş. Bu yüzden akademik bir makaleden ziyade, kalbime dokunanları en yalın haliyle paylaşmak istedim. Eminim bu derin mevzuları teknik olarak ele alan pek çok kişi olacaktır… 2001’in İstanbul’undan 1930 ve 40’ların yorgun dünyasına uzanan bir yolculuk bu. Kitaba başlarken kendinize mutlaka bir fon müziği seçin ya da özel bir playlist oluşturun; çünkü Livaneli hikâyeleri müzikle birleşince ruhu daha başka sarıyor. Maya Duran... Türkiye’den bir kadın. Hikâyenin başında hepimiz gibi; bir anne, bir işçi, sokakta her gün rastlayabileceğimiz biri. Ta ki Profesör Wagner ile tanışana dek. Maya’nın o andan sonra gösterdiği sabra, azme ve cesur başkaldırışına hayran kalmamak elde değil. Livaneli’nin bir kadın ruhunu bu denli incelikle analiz edip aktarması tek kelimeyle muazzam. Kitapta diller, dinler, milletler ve imkânsız aşklar çarpışıyor. Ama asıl odak noktası: İnsanlar ve devletler. Hükümetlerin pek sevmediği o ağır kelimeler… Benim için bu kitabın özeti şudur: İktidarın zalimleştiği yerde halkın mazlumlaştığı, çaresiz bırakıldığı ve insan hayatının bir imzaya, soğuk bir söze pamuk ipliğiyle bağlandığı gerçeği. Gerçekle kurgunun sentezlendiği bu eser; Struma’yı, Wagner’i ve Nadia’yı zihnimize kazıdı. Bambaşka diyarlarda hüzünlendik, öfkelendik. Okurken içimden sürekli 'Lütfen Struma batmasın, Türkiye karaya inmelerine izin versin' diye dua ettim. Ama maalesef tarih dualarla değişmiyor. Struma battı, insanlar öldü, iktidarlar sustu İnsanlar susturuldu. Ne acı ki bugün, üzerinden 80 küsur yıl geçmesine rağmen Ortadoğu hâlâ aynı kadere terk edilmiş durumda. Hâlâ insanlar ölüyor, iktidarlar susuyor İnsanlar susturuluyor. Bugün sessiz kaldığımız insanların hikâyeleri, 100
SerenadZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 2021163,8bin okunma
Reklam
Puan vermedi·128 syf.··
2026 5. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 16:59
**Çünkü yeryüzünde özgürlüğü yayabilenler ve ayakta tutabilenler, yalnızca herkes ve her şey karşısında kendi özgürlüklerini koruyabilenlerdir.** Biyografi okumak aslında pek tarzım değil; fakat söz konusu Montaigne olunca, hayatının kesinlikle yakından tanınması gerektiğini düşündüm. Yazarı da Stefan Zweig olunca bu kitaba bir şans vermek istedim. Zweig, Montaigne’i tüm yönleriyle ele almış. Kitap, onu birebir tanımak isteyenler için adeta bir "kimlik kitapçığı" niteliğinde. Karakterinden çalışma disiplinine, aile yapısından insan ilişkilerine kadar akla gelebilecek her detay büyük bir titizlikle aktarılmış. Oldukça başarılı bir eser olsa da biyografi türünün bana çok hitap etmediğini bu kitapla tekrar anlamış oldum. Yine de türü sevenlere ve Montaigne’in dünyasına girmek isteyenlere kesinlikle tavsiye ederim. İyi okumalar!
MontaigneStefan Zweig · Can Yayınları · 20211,651 okunma
9/10
·58 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 17:55
''Aşk ve muhabbetsiz evlenen geçinebilirse aşk olsun!” Türk tiyatrosunun Batılı anlamdaki ilk örneği olması sebebiyle bu eserin edebiyatımızdaki önemi büyük.. Okul yıllarında test sorularında sıkça karşılaştığımız bu klasiği, ancak yıllar sonra tam anlamıyla kavrayarak okuyabilmiş olmak bende buruk bir sevinç yarattı. Zihnimde canlandırdığım o küçük sahnede işlenen değerlerin, hem seyirciye hem de okura komedi unsurlarıyla çok başarılı bir şekilde aktarıldığından eminim. Eserde; evlilik kurumu, görücü usulü evliliğin çarpıklıkları, toplum baskısı, suistimal edilen inançlar ve hatta rüşvet gibi temalar ustalıkla işlenmiş. Şinasi, bir töre komedisi üzerinden toplumsal aksaklıkları adeta röntgen gibi önümüze seriyor. Hikayenin sonunda Hikmet Bey’in, dostu Müştak Bey’i son anda büyük bir hatadan kurtarması ve ona unutamayacağı bir ders vermesi etkileyiciydi. Müştak Bey’in aşkına tutkuyla sahip çıkışı, yaşadığı hayal kırıklığı ve ardından gelen zafer sevinci metne büyük bir dinamizm katmış. Bu klasiği mutlaka okuyun ve karakterleri kendi zihninizdeki sahnede canlandırın derim..
Şair Evlenmesiİbrahim Şinasi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202520,4bin okunma
4/10
·151 syf.··
2026 3. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 15:52
''Bir umut istiyorum; var mı sizde?'' Ağır bir okumadan sonra "geçiş kitabı" olur düşüncesiyle, karşıma çıkan etkileyici bir alıntısı üzerine bu kitaba şans vermek istedim. Ancak günümüz Türkçesiyle yazılmış olmasına rağmen, kitap o kadar yoğun bir edebi dile sahip ki; bazen tek bir sayfayı bile bir şiir gibi uzun uzun sindirmek gerekiyor. Belirli bir olay örgüsünden ziyade, karakterlerin iç dünyasına odaklanan bir yapısı var. Hikayenin tam ortasında babasını kaybeden bir ana karakter ve ona eşlik eden, aşk acısıyla kavrulan arkadaş grubuyla karşılaşıyoruz. Ne yazık ki bu ağır dramatik atmosfer, kitabın akıcılığını biraz zorlaştırıyor. Aşk temalı eserlerde edebi üslup genellikle çok yakışsa da, bu kitapta anlatım zaman zaman boğucu bir hal alabiliyor. Yine de hakkını yememek lazım; kitabın içinde altı çizilecek o kadar çok cümle var ki... Eğer olay örgüsünden ziyade cümlelerin gücüne, derin edebi tasvirlere ve hüzünlü atmosferlere ilginiz varsa bu kitabı sevebilirsiniz. İyi okumalar!
Eski Zaman YamalarıAşkın Güngör · 201231 okunma
8/10
·175 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 09:44
"Niçin bu kadar biçareyiz, ümitsiziz?" Eleştirmekten ziyade bende bıraktığı izlerden bahsedeceğim. Kitapta karakterler ve karakterlerin karakterleri mevcuttur. Belirli bir olay örgüsü yoktur. Her bölümde yeni bir karakter kilidi açılıp bunun üzerine kısa hayat kesitleri tasvir edilmiştir. Tabii merkeze Behçet Bey'i oturtmak mümkündür. Kitapta anlatım yalın fakat çok fazla eski türkçe kelime kullanılmıştır. Bu sebeple sözcüğü açık tutmakta fayda olacaktır. Kitapta en sevdiğim kısım Sabri Hoca ve İsmail Molla'nın karşılıklı diyaloglarının olduğu kısımdır. Medeniyet, inançlar, toplum, düzen konuları çok iyi işlenmiştir. Bugüne bu kadar güzel hitap etmesi de gayet hoş bir tat bırakmaktadır. Zaten kitabın en can alıcı alıntıları da bana göre bu bölümde geçmekte; __''Cahilsin; okur, öğrenirsin. Gerisin; ilerlersin. Adam yok; yetiştirirsin, günün birinde meydana çıkıverir. Paran yok; kazanırsın. Her şeyin bir çaresi vardır.____ Fakat insan bozuldu mu, bunun çaresi yoktur.'' Tavsiye edilir, iyi okumalar..
Mahur BesteAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 19958,3bin okunma
Reklam