Umut Fırat Yanı

Umut Fırat Yanı
@ferimanbooks
Okuduğum kitaplardan yorum paylaşıyorum. Kitap önerisinde bulunabilirsiniz. Spoiler yok. İnstadan takip etmeyi unutmayınız
10/10
·234 syf.··
Beğendi
·
2022 9. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2022 18:35
Herkese merhaba Alexandre Dumas (FILS) - Kamelyalı Kadın/Puanım: 5/5 Uzun zaman oldu yazmayalı. Özlemişim diyebilirim. Hemen her zamanki gibi yazarı konuşalım. Bu kitabı almak istediğimde inanın bilmiyordum, Alexandre Dumas’ın oğlu olduğunu. Gayrimeşru oğluymuş. Babasının adını alarak, en az babası kadar başarılı olmuştur. Bildiğiniz üzere Monte C. Kontu çok sevdiğim bir eser. Yazarı bir hayli övmüştüm. Babasının oğlu olduğunu kalemi ile hissettirdi diyebilirim. Başlı başına kalemi oldukça naif ve sade. Fransızların bu kadar kibar konuşmalarına bayılıyorum. Yazarın kitabı yaşanmışlık üzerine kurgulayıp yazması , ayrı bir anlam kazandırdı esere. İnsanların hayat mücadelesi, bazen tasvip etmediğimiz şekilde olabilir. Bu gibi hayat mücadelelerinin kendince tehlikeleri vardır. Hırsızın , dolandırıcının vicdandır. Haksız kazanç ile hayatlarını sürdürenler ise içindeki adalet duygusudur. Hayat kadınların ise aşktır. Aşık olmak onlar için çok tehlikelidir. Aşık oldukları zaman memnun edemez kimseyi. Marguerite, hayat kadını mesleğini yapar. Hatta onun için en güzel yosma derler. Öyle ki nice soylu ve zengin adamların büyük bir maddi kaybına sebep olmuştur. Girdiği her ortamda kıyafetiyle uyumlu bir kamelya taşır elinde. Kitabın adının nerden geldiğini anlamışsınızdır. Her ne kadar aşk onun için tehlike arz etsede, asıl tehlike Armand içindi. Çünkü kendisi soylu ve ailesi saygın , itibarlı olarak bilinir. Böyle bir itibar sahibi , güzeller güzeli bir yosmaya aşık olur. Marguerite aşkı uğruna içinde yaşadığı çatışmaları hissettim. Çünkü ilk defa kendini bir obje olarak değil de kadın olarak hissediyordu. Mesleğindeki kuralı çiğnemişti. Armand’ı bir müşteri olarak göremezdi çünkü zengin müşterileri sayesinde ,yaşadığı lüks hayatını devam ettirecek kadar zengin değildi.
1000Kitap
Kamelyalı KadınAlexandre Dumas (fils) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201924,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2022 8. kitabı
Herkese merhaba Avatar-Verilen Söz Puanım:5/5 Çocukluğuma dair anılar hatırladığımda, başta 'Avatar' çizgi dizisi gelir. Kendimi bildim bileli her yıl ya sahnelerini ya da bütün bölümlerini izlemişimdir. Hep ama hep acaba sonra ‘ne oldu ?’ demişimdir. Bunu çocuk yaşta öğrenmeyi daha çok isterdim ama bu yaşımda okuduğumda, en az çocuk yaşımdayken sanki çizgi dizisini izliyor gibiydim. Açıkçası çizgi roman olarak bir kıyaslama yapamıyorum çünkü hayatımda ilk defa çizgi roman okudum. Devamı geleceğinden hiç şüphem yok. Renkler, çizimler, detaylar… Görsel açısından oldukça doyurucuydu. Paragraflar umduğumdan daha uzundu buna çok sevindim çünkü daha kısa bekliyordum. .ÇİZGİ DİZİSİNİ İZLEMEYENLER DEVAMINI OKUMAYABİLİR. DİREKT ALINTILARA GEÇEBİLİRSİNİZ. Zuko karakterinin en son babasına annesini sormuştu. En çok merak ettiğim hikaye buydu hemde yıllarca. Ama ne yazık ki bu hikayeye tam giriş yapılacakken kitap bitti . Sokka bildiğimiz gibi esprili hallerine hala gülüyorum. Keşke Suki ile daha fazla sahneleri olsaydı. Katara ve Aang bildiğiniz üzere sonraki avatar çizgi dizisinde evlenmiş , çocukları olmuştu. Açıkçası burda ise sevgili olma hallerini pek beğenemedim. Bu konuda Sokka karakteri düşüncelerimi bilir gibi çizgi romanda dile getiriyordu, bu benim çok hoşuma gitti. Ben şahsen her zaman Zuko ve Katara’yı yakıştırmıştım. Toph’u görmek de çok güzeldi. Kendine bir amaç bulması beni çok mutlu etti. Sanırım en çok Toph karakterinin sonraki hayatını beğendim. En çok merak ettiklerim ikinci cilde kaldı ne yazık ki stokları bitmiş. Umarım yenilenir.
1000Kitap
Avatar: The Last Airbender - Verilen SözMichael Dante DiMartino · Gerekli Şeyler Yayıncılık · 2020482 okunma
9/10
·88 syf.··
2022 1. kitabı
Herkese merhaba Stefan Zweig / Korku / Puanım : 4,5/5 Stefan Zweig , insan psikolojisinden iyi anladığını zaten biliyoruz. Ama bunun nedenini psikolojik eserler verdiğinden değil , karakterlerin verdiği tepkilerin oldukça gerçekçi betimleyebilmesidir. Bu kitabımızda da Irene karakterimizin korku duyduğu olayın açığa kavuşmasındaki kaygısını okuyoruz. Peki Irene, nasıl bir karakterdir? Irene, hayatında var olan evliliğin ve verdiği sorumluluktan sıkılıp ; hayatında heyecan arayan bir karakterdir. Aradığı heyecanı bulmasıyla birlikte, getirdiği şantaj yoluyla ortaya çıkma tehlikesiyle karşılaşır. Ardından Irene’nin kaygı dolu tasvirlerini okuyoruz. Korku elbette tek başına yaşanılabilir. Biri sizi aniden korkutabilir. O an korkarsın olur biter. Kaygının tek başına var olabileceğini düşünmüyorum. Bir şeyin ortaya çıkması veya yaşanmasını istemediğiniz bir şeyin yaşanacak diye kaygılandığınız zaman; olacakları hayal edersiniz. Ve hayal ettiğiniz zaman duyduğunuz şey kaygı değil korkudur. Bazen sadece korku ile gelmez. Ardından getirdiği pişmanlık ,üzüntü,öfke… Eser bana kaygının korkudan daha tehlikeli olduğunu hissettirdi. Stefan Zweig okumanızı herkese öneririm. Keyifli okumalar diyorum. Sizi alıntılar ile baş başa bırakıyorum. (Bu inceleme İnstagram içinde paylaşılacaktır. )
1000Kitap
KorkuStefan Zweig · Koridor Yayıncılık · 2018124,8bin okunma
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2021 34. kitabı
Herkese merhaba Birimiz Yalan Söylüyor - Karen M. McManus PUANIM :5 /5 Bugün sizlerle gizem dolu bir macerayı konuşacağız. Kitabımız Amerika 'da Bayview Lisesi adlı okulda cezaya kalan, beş öğrenci arasında biri ölünce işler çığrından çıktı. Ölen kişi Simon (spoiler değil) lise öğrencilerin sırlarını öğrenip bir uygulamada paylaşıyor. Hatta uygulamayı kendisi yapmakla birlikte dedikodu uygulaması sayesinde birçok düşman ediniyor. Haliyle lisede dışlanan ama aynı zamanda korkulan biri oluyor. Neden mi? Çünkü herkesin sakladığı mutlaka bir sır var, öyle değil mi? Sonuç olarak odada kalan diğer dört kişi (Nate, Cooper, Bronwyn, Addy) şüpheli duruma geçiyor. Peki ama katil kim? Oldukça keyifli bir zaman geçirdim. Kitabın anlatımı çok hoşuma gitti zira sadece bir kişinin değil, şüpheli konumunda olan dört lise öğrencisinin gözünden (kahraman bakış açısı ile) okuyoruz. Karakterler çok iyi işlenmiş. Sırları ortaya çıktığında hissettikleri telaşlığı, heyecanı, çaresizliği oldukça iyi yansıtmış. Cooper 'ın sırrına çok şaşırdım. Addy en sevdiğim karakter oldu. Sırrı affedilir değil ama iyi ki yapmış, dedim sonunda. Nate ve Brownyn ikilisine bayıldım diyebilirim. Kitabın sonunda onlar için istediğim gibi bitmedi. Okurken bir yandan gizemi çözmeye çalıştım. Elbette çözemedim çünkü yazar sonunu ters köşe yaparak beni oldukça şaşırttı. Ama yazarın oyununa gelmeyip dikkatle okursanız kesinlikle gizemi çözersiniz. İzlemiş olduğum "Pretty Little Liars " dizisini anımsamadım değil. Yazarın dili akıcı ve yalın, türüne göre oldukça sağlam bir kalemi var. Yetişkin içerikli sahneler bulunmuyor (rahatsız olanlar için), gönül rahatlığıyla okuyabilirsiniz.
Birimiz Yalan SöylüyorKaren M. McManus · Yabancı Yayınları · 20173,508 okunma
9/10
·71 syf.··
Beğendi
·
2021 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2021 19:38
Herkese merhaba Stefan Zweig / Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat Puanım :4,5/5 Tekrardan Stefan Zweig eserinden merhaba. Hafif bir konusundan bahsedeyim. Pansiyonda kalan Mrs.  Henriette, kocasını ve çocuklarını bırakıp bir başka adamla otelden kaçmıştı. Belki bu cümleyi okur okumaz hemen kafanızda yargılayıcı düşünceler geçti değil mi? Stefan Zweig 'ı işte bu yüzden seviyorum. O yargıladığımız konuları ele aldığı için. Pansiyonda herkes Mrs. Henriette hakkında kötü konuşurken bir adam (yazar) aksine belki de durumun o kadar kötü olmadığını, kadının mutsuz hayatı olduğunu, aşka ve maceraya imrendiği için kaçtığını söyler. Bu durum tartışılır ama en çok Mrs. C. 'nin dikkatini çeker. Çünkü kendini Mrs. Henriette' ye benzetir. O da zamanında 24 saat boyunca aşk ve tutkuyu yaşadığı için hayatını etkileyen olaylar olmuş. Adamın diğerlerinin aksine yargılayıcı düşünceler dile getirmediği için bu yaşadığı 24 saati ona anlatmasıyla başlıyor kitap. Aşkın ve tutkunun işlendiği bir kitap. Ama ne yazık ki hüsranla biten bir 24 saat. Mrs. C. nasıl bir aşkla tutkuluysa aşık olduğu adamda çok daha tehlikeli bir tutku içindeydi. Asla 'asla' demeyin. Hiç başıma gelmez dediğiniz olaylar başınıza gelebilir. O sebepten yargılamak yerine önce anlamaya çalışın. Stefan Zweig kitaplarını bu yüzden çok fazla öneririm, yargılamayı değilde insanları anlamayı öğrettiği için. Mrs. C. 'nin yaşadığı hayal kırıklığını sanki ben hissettim. O kadar yargılanmaktan utanmış ki adama anlattığını bitirdiğinde, Mrs. C. gibi ben de rahatladım. Kitabı okuyunca anlayacaksınız. Yazarın akıcı bir dili olduğunu biliyorsunuz. Kesinlikle öneriyorum. Keyifli okumalar diliyorum.
1000Kitap
Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört SaatStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150,8bin okunma