Kapı önlerine baharın silkelendiği bir gündü. Pencereler ardına kadar açık,balkon demirlerinde güneşin tadını çıkaran paspaslar, kadınlar, çocuklar...Akasya kokusu bir uçtan uca sarmış sokağı. Gözümü kapatıp sokağı çekince hepten bildim, gelenin baharlığını. Demek ki okulun bitmesine az kaldı. Sabahtan akşama kadar oynamaya, arka bahçedeki koca duta dadanmaya, mezar diplerinden çiğdem toplamaya, günübirlik deniz yolculuklarına. Bir akasyaya cümle heyecan sığdırıp mutlu oldum...
Aklına Nana’nın bir keresinde söylediği şey geldi; her bir kar tanesinin, dünyanın bir yerinde haksızlığa uğrayan bir kadının ağzından dökülen bir ah olduğunu.