Bu kitap 1907 yılında yazılmış. Aslında kitap denemez 39-40 sayfa kadar süren bir risale dense yeridir. Fransız yazar bu kitapta der ki: “Sevme, içme ve tembellik dışında, bırakın her konuda tembellik edelim.” Tembelliğin dışında tembellik etmek derken vizyonu nirvanaya çıkarmış abimiz :)
Şaka bir yana onun karşı çıktığı şey kapitalizmdir. Zira yazarın hayatını okuduğumuzda kendisinin önde gelen devrimcilerden olduğunu görürüz. Ayrıca çok ilginç bir bilgi vereyim, yazarın kayınpederi kim olsa beğenirsiniz? Karl Max. Dolayısıyla yazarın bu görüşlere sahip olması şaşırtıcı olmasa gerektir. Karl Max’ın damadına: “Bak damat, kızımı sana verdim sen çalışmayı sevmezsin ama ona iyi bak.” dediğini öğrendim bu kitaptan. Eee baba yüreği, Karl Max da olsan söz konusu kızın olunca ele verir salkımı durumları kaçınılmaz oluyor. Yanlış anlaşılmasın, yazar çalışmanın sömürü aracı olarak kullanılmasına değil çalışmanın kendisine karşıdır. Dolayısıyla ezberleri bozan, sıradışı bir sistem eleştirisine şahit oluyoruz kitapta.
(Acaba yazar kayınpederi Karl Max’a ne cevap vermiştir çok merak ediyorum: “Tamam babacığım kızın bana emanettir. Gerçi düğünümde oynamadın ama neyse.” Ya da tembellik hakkını kullanıp cevap vermemiş olma ihtimali de yüksek)