Melikşah Sezen

Melikşah Sezen

YazarÇevirmen
9.6/10
12 Kişi
·
32
Okunma
·
14
Beğeni
·
145
Gösterim
Mütevatir haber ise, yalan söylemek üzere ittifak etmesi âdeten muhâl görülen ve bu sebeble cerh-ta'dîle yani sened kritiğine ihtiyaç bırakmaksızın ulaştığı kimsede zorunlu bir bilgi hâsıl eden haberdir.
İbn Teymiyye'nin (ö. 728/1328) de seyyahlardan aktardığı kadarıyla Hindistan'da tarihi bir yapının üzerinde 'Ay'ın ikiye yarıldığı gece yapılmıştır.' şeklinde bir kaydın bulunduğu da nakledilmiştir.
Garanik rivayetlerinin kabulü sadece Peygamber (s.a.v.) özelinde bir müşkül doğurmamakta aynı zamanda Kur'an-ı Kerim ve Allah (c.c.) hakkında itikadi kabullerimizi ihlal eden manalara yol açmaktadır. Mesela, "O, kendiliğinden konuşmaz. O'nun konuşması ancak bildirilen bir vahiy iledir." mealindeki ayetin sübutuna rağmen Hz. Peygamber (s.a.v.) 'in ilahi vahiyde olmayan bölümler eklediğini kabul etmek, Allah'ı -haşa- yalancı ve Kur'an-ı Kerimi de tutarsız, güvenilmez görme afetine sebep olacaktır.
Allah Resulünün getirdiği vahyi, tebliğ edicisini ademe mahkum ederek anlama ve yaşama garabeti tarihin en trajik vakıasıdır. Müslümanın, ahir zamanın ayak kaydırıcı ve ebedi saadetten mahrum edici hezeyanlar karşısında dik durabilmesi ancak Hz. Peygamber (s.a.v.) hakkında bilmesi gereken itikadi esasları tahkiki olarak kavramasıyla gerçekleşebilecektir.
Pozitivizm ile birlikte bilimsel çalışmaların dini, felsefi beyanlara karşı kazandığı karizma bugün 'bilimcilik' inancına evrilmiş durumdadır. Bilimsel bir beyan olduğu iddia edilen herhangi bir kabule itiraz etmeniz -gerekçeniz her ne olursa olsun- sizi bilimden anlamayan, bağnaz, tutucu vb. biri olarak nitelemeye yetecektir. Bugün hemen her konuda ancak bilim insanlari konuşmalıdır gibi bir algı yayılmakta ve bu algı sebebiyle bilim insanları kendi sınırlarını aşan konularda cesurca söz söylemektedirler. Konjonktürel psikolojik gücü kullanan bazi bilim çevreleri bundan hiç rahatsızlık duymamakta ve dini de felsefeyi de sosyolojiyi ve trahidi de kendi kabulleri çerçevesinde âdeta yeniden inşa etmektedirler..
224 syf.
·7 günde
İtikad'da mezhebimiz Mâturîdiyye'nin şekillendiği döneme katkı sunan ulemâyı, üzerilerinde yapılan spekülasyonlara cevap vererek tanıtan, büyük emek verilerek hazırlanmış bir eser.
Eseri okumadan evvel kelâmi meseleler ve onları ortaya atan fırkalar üzerinden ilerleyeceğini düşünmüştüm ancak eser daha ziyade ilk teşekkülünden son şeklini alana kadar katkı sunan alimler üzerinden teşekkül ediyor. İçerisinde tabii ki yer yer o alimi eserlerinde yer alan kelami meselelere de değinerek anlatmış.
Eser aslında başlı başına Hanefî-Maturidi birlikteliğini ıspat sadedinde yazılmış gibi. Zira Maturidiyye'nin teşekkülünde ilk üç tabakayı İmam A'zam ve onun talebeleri oluşturuyor. Böylece bu konuda aksini iddia edenlere bir cevap niteliğinde.
Kitabın ilgilisine ve ilmi/kelâmi konular ile iştigal edenlere yönelik hazırlanmış bir eser olduğunu da belirtmekte fayda var.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 14 okur beğendi.
  • 32 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 32 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.