Ulu Tanrım, akıl ermez sırrına, Bin bir ismi hakta pinhan edersin. İçirirsin sabrın peymanesini, Hikmetini sonra ayân edersin. Gizlenirsin bir nüvenin içinde, Âdemin de şeytanın da cinin de, Her milletin ayrı ayrı dininde Şirke, küfre, raybi bürhan edersin. Aşk olursun, gönlümüzü yakarsın, Leyla olur, karşımıza çıkarsın, Rakip olur canımızı sıkarsın, Vuslatını bize hicran edersin. Bozuktur düzenin, olmazsın akort, Tavşana kaç dersin tazıya aport, Haham, papaz, hoca ettikçe zart zurt, Alay eder güler, isyan edersin. Sen indirdin yere şu dört kitabı, Ayrı ayrı her birinin hisabı, Her bir dinin sensin putu, mihrabı, Yalanına kendin iman edersin.
1000Kitap
Yasa neymiş, anlamaz; Tasa çeker, inlemez, Gönül ferman dinlemez, Çünkü aşka satılmış.
Sayfa 172·Kitabı okuyor
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ger ber-lebem nehî leb yâbem hayât-ı bakî / Ân dem ki can-ı şîrîn bâşed be-leb resîde. (Canım çıkmak üzereyken, eğer dudağın dudağıma değseydi, o öpücük bana ölümsüzlük verirdi.) Ba dil-i sengînet ayâ hiç der gîred şebî / Âh-ı ateş-bâr u sûz u sîne-i şebgîr-i mâ. (Ey taş yürekli sevgili, bir gece olsun bizim ateş gibi ahlarımız ve sabaha dek yanan sinemizin feryadı senin kalbine dokunur mu?) Azm-i dîdâr-ı tu dâred can ber leb âmede / Bâz gerded yâ ber-âyed çîst fermân-ı şuma. (Seni görme arzusuyla canım dudaklarıma kadar gelmiştir; şimdi geri mi dönsün, yoksa çıkıp gitsin mi, emir sizindir.)
Zaten kekemeydim, gelgelelim Gönül’ün karşısında büsbütün dilsizleşiyordum. Gönül de bana karşı sağırdı. Tarih hâlâ tekerrür ediyordu; Gönül, Ferman dinlemiyordu.
Alıntı
Hakikat iki kişiye muhtaçtır: Biri onu dillendiren, diğeri onu anlayandır.
Sayfa 26
Bazen susmak söylemenin en sağır edici biçimi olur.
Sayfa 26