Çözüm şudur: Bütün insanlar birbirinin kardeşi ve eşiti olduguna göre, herkes kendine nasil davranılmasını istiyorsa, başkalarina öyle davranmalıdır, dolayısıyla bütün sorun sahte bir yasa ve düzenin yerine gerçeğinin konulmasına baglidir.
Ve bu yüzden, bir dinsel öğreti, hiçbir şeyi açıklamayıp, yaşam anlayışını daha da bulandıran anlamsız önermeleriyle sürerse, o artık bir iman değil, gerçek bir imanın başta gelen özelliklerini yitirmiş bir iman bozuntusudur.
Bugün ilk kez ürkekçe bakma fırsatı buldukları bu bilinmeyen dünyadan gelebilecek her şeye karşı duydukları korku bu. Hayattan, içinden geçmeleri gereken loş bir orman gibi karanlık ve tehditkar biçimde karşılarına dikilmiş olan hayatın ta kendisinden korkuyorlar.