Tartışmak bir tuzaktan başka bir şey değildir. Konuşarak dünyayı düzeltebileceklerini sanıyorlar. Şunu anlamıyor; Her şeyin düzelmesi için önce kötüye gitmesi gerekir.
Çocuklar okuldayken okul'a savaş çıktığı haberi gelir ve çocukların bundan sonra okula gelemeyecekleri söylenir. Evlerine giden çocuklar okuldan kurtuldukları için mutludurlar, Beş kafadar çocuk hergün köyden çıkıp etrafı keşfe çıkarlar, birgün uçaklar kasabayı bobalar özellikle yiyecek ambarlarını bombalanır içindeki erzaklar etrafa saçılır, Köylü kadınlar çuvalları kapıp oradan evlerine pirinç taşırlar. Köy bir dere kenarındadır. İnsanlar karşıya bir kayıkla geçerler. Savaşı bastırmak adına Birleşmiş milletler ordusu gelir. Ve işte olaylar o zaman başlar. Geceleri evlere girip kadınlara tecavüzler başlar. Sonrasında Açlık ve geçim derdi için kadınların fahişelik yaptığı evler kurulur. Tüm bu süreç de beş çocuğun maceraları ile çerçevelenir. Çocuklar hiç masum değildirler, ruhları kötü birer canavardırlar. Çocukların davranışları bana "Sineklerin Tanrısı'nı hatırlattı, ve kitap bittiğinde yazarın kitap ilgili yazısında da Sineklerin Tanrısından etkilenip kendi öyküsünde benzerlik yaptığını gördüm. Kitap beş farklı isimde yayınlanmış. Yedi kez de kitapda değişiklik yapmış. Basılması da epey sancılı olmuş.
Kitabın bir yerinde savaşı Birleşmiş milletler çıkarır sonra yardım amaçlı gelir ve bölgeyi de işgal eder halkı sömürür diyordu.
İkinci Dünya Savaşı sona erdikten sonra Güney Kore ABD'nin etkisinde kalmıştır. Kuzey Kore'de Sovyetler Birliği etkisinde kalmıştır. Bu etkiler nedeniyle birbirine düşmen olan iki ülke birbirinden fazla toprak alabilmek için savaşmaya başlamıştır.Soğuk Savaş'ın başlamasıyla ülke ikiye bölündü. Ülkenin güney kısmı ABD tarafından kuzey kısmı ise Sovyetler Birliği tarafından işgal edildi. Bu iki politik-ideolojik düşünce 38. paralelin kuzeyinde ve güneyinde yine iki farklı politik ideolojiye sahip Kore ortaya çıkardı.
Gümüş AygırAhn Junghyo · Yordam Kitap · 202394 okunma