''duyacağı tek ses ot saplarını ezen kuşların hafif ayakları olacaktı. başının üstünde kimse yürümeyecek, rahatsız edilmeden yıllarca evinde kalacaktı. bu günlük güneşlik bir ölüm, kırların dinginliğinde sonsuz bir uykuydu.''
"biraz erken ya da biraz geç ölmenin bir anlamı olmadığına göre, yaşamanın amacı neydi? zaten yok olacak kumdan şatolar yapmak neye yarıyordu? büyük bir mücadele içinde olan insanlar böyle şeyler düşünmüyor, kendilerini hayattaki başarılarına adıyorlardı. ama insanın temel duygusu buydu. yeryüzü korkusu, yaşam ürkekliği, geçici olmanın yarattığı yürek burkulması. yani boşluk, büyük bir boşluk"