fethiyye

fethiyye
@fethiyye_
Elhâmdulillâh alâ külli hâl. Burası benim dünyam.
Mesela, endişe-i istikbal hissi herkeste var; şiddetli bir surette endişe ettiği vakit bakar ki o endişe ettiği istikbale yetişmek için elinde senet yok. Hem rızık cihetinde bir taahhüd altında ve kısa olan bir istikbal, o şiddetli endişeye değmiyor. Ondan yüzünü çevirip kabirden sonra hakiki ve uzun ve gafiller hakkında taahhüd altına alınmamış bir istikbale teveccüh eder.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Bu harâb âleminden çıkıp gitmek lâzım.Dayanılır şey değil.Fakat Yâ Rabbi! Bu ma'siyetkâr kulun bu hâli ile onu sana nasıl teslim edebilir?Her şeyi iflâs etmiş olan şu fakirinde onu tamir edecek kabiliyet ve dirayet yok.Ne olur Sultanım, o büyük keremin ve merhametinle bu virân kalbimin tamirini Sen yap..."
Din
İspanyol seyyah Petro -eski- hâlimizi şöyle aktarıyor: "Türkler yemeğe pek düşkün değiller. Bana kalırsa yaşamak için yerler, yoksa çok yemekten zevk duyduklarından ötürü değil. İyi bir huyları vardır, yemekte hiç laf etmezler. "Karnımızı doyuran Allah'a çok şükür." derler.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)'nün 2006-2017 arası başkanlığını yapan Margaret Chan özetle şunları söylüyor: "Dünyada şimdiye kadar geliştirilen tüm antibiyotikler etkisini kaybedebilir. Rutin ameliyatları imkânsız hale getirecek bir antibiyotik krizi ile karşı karşıyayız. Antibiyotiklere karşı direnç kazanan bakteriler modern tıbbın sonunu getirebilir. Antibiyotik direnci, ABD, Avrupa ve dünyanın diğer bölgelerinde hızla artıyor. Bu, mikroplara karşı İlk cephemizi kaybettiğimiz anlamına geliyor. Antibiyotiklere karşı dirençli mikroplara maruz kalan kişilerde ölüm oranı yüzde 50 artış gösterdi. Boğaz enfeksiyonu ve yaralanmaların insan hayatına mal olduğu eski günlere dönmek üzereyiz."
İnsanlar para harcayıp zehirli ucube gıdalar satın alıyor ama bu gıdalar onları hasta ediyor. Bu kez de iyileşmek için modern tıbbın çarkına giriyorlar, ihtişamlı hastanelerde servet harcıyorlar. İşin en acısı ise, hastalığa sebep verenle, hastalığı 'tedavi(!)' iddiasında olanların aynı şirketler olması! İlacı da, gübreyi de, diğer kimyevî maddeleri de, tıbbi aletleri hatta tohumu da aynı el, aynı sermaye üretiyor.