İnsan, bazı hakikatleri defalarca öğrenir. Bir an gelir, gerçeği kavrar ve her şey berraklaşır. Fakat zaman, o berraklığın üzerine ince bir sis gibi çöker. Böylece idrak aşınır, unutuluş sessizce baş gösterir. Sonra hayat, aynı hakikati yeniden karşımıza çıkarır, biz de eski bir yarayı tanır gibi onu tekrar kavrarız. İnsan ne zaman, “Öğrendim, bu hakikati de heybeme koyup yolculuğuma devam edebilirim.” deme aşamasına gelir bilinmez…
Ya bin yıl, ya bin asır sonra o gün gelecek.
Koklarken küllerimi mezarımda bir böcek
O kadar yanacak ki, bir yüksüklük toprağım,
Yerden bir damar gibi kopup fışkıracağım!