İnsanlar, birbirlerine kendi senaryoları doğrultusunda roller verip , karşılarındakinden bu rolleri gerçekleştirmesini bekler oldular. Sonuç , düş kırıklıkları , kızgınlıklar ve kendimizden kaynaklandığını bir türlü kavrayamadığımız yalnızlık.
İnsan hangi halde anlamlı bir ömür yaşar?
Masumiyette kalma telaşında cesaretten uzak üstünlüğe sığınıp hatayı eleştiren bir halde mi?
Yoksa hayatı deneye yanıla keşfederken işlediği hataların mahcubiyetiyle , insanlığını benimseyen , biraz eksik ama biraz da ümitli kalarak mı?