Nihayet 1322 Eylülü'nde Selanik'e gelmiştim. Orada, amcam Mümtaz Yüzbaşısı-şimdi Kolağası-Halil ile konuşuyorduk. Evvlece onunla Anadolu'da , Bulgar çetelerine müşabih çeteler teşkiliyle halkı uyandırmayı, hiç olmazsa böylece Anadolu'yu Rumeli'nin uğramasının muhtemel olduğu inkısamdan kurtarmayı düşünmüştük. Bana eski fikrimde sabit olup olmadığımı sordu ve nihayet, Selanik'te bütün memleket için düşündüğümüz gibi çalışmak üzere bir cemiyet mevcut olduğunu söyledi.
Şimdi derinlemesine irdelemem gereken duyguların taşkınlığındayım. Sanki duygularımı kilometrelerle uzatıyorum, duygularımı yolların bitmezliğine dönüştürüyorum. Oysa sözcüklere dönüştürmem gereken duygular bunlar.
"Her sevginin başlangıcı ve süreci, o sevginin bitişinin getireceği boşluk ve yalnızlık ile dolu. Sevgi isteği, kendi kendine yaşamı kanıtlama dileği kadar büyük."