Gerçek tevbe, mazeret üretmek değil, hatayı kabul etmek ve sonuçlarına katlanmaktır. Allah, kulunun bu samimi çırpınışını ve pişmanlığını asla boşa çıkarmaz.
Hicret, sadece bir yer değiştirme ve Mekke'den gidiş hikayesi değil; iman, teslimiyet, tedbir, sabır ve nihayetinde ilahi zaferle sonuçlanan eşsiz bir destandır.