Toplumsal dayatmalardan yılıp kitaplara sığınanlar kulübü başkanı.
Aynı zamanda sonbahar seven, kahverengine bayılan,yeşeren değil kurumuş yaprakları da önemseyen sıradan biri.
İnsan psikolojisinin doğduktan sonra oluştuğuna kani iken bu fikrimi alt üst eden bir kitap Doğmamış Çocuğun Gizli Yaşamı. Bilimsel verilerin yoğunlukta olmasına rağmen sıkıcı olmaktan kurtulan bir yaklaşımı var. İnsanın daha ceninken oluşan bir '' şahsiyeti ve haysiyeti'' olduğu mesajını önemle taşıyor. Birçok insanın doğumdaki anılarını hatırlaması beni oldukça etkiledi. Hamile bir kadının ve eşinin nasıl bebeklerine odaklanmaları ve sevgilerini nasıl ifade edeceklerini tatlı bir üslüpla dile getiriyor yazar. Evli çiftlerin ve psikoloji ilmine merak salanların en temelde okuması gereken bir kitap. Çünkü ceninken yaşanılan şeyler yetişkin yaşamımıza oldukça yön veriyor.
Aslında o kadar da önemli biri olmadığımız ortaya çıktığında neden üzülüyoruz ki hemen? Bunu temel bir aydınlanma alanı olarak ele alabilsek daha iyi olmaz mı?