"Eee hadi nerede kaldı adam?" dedim.
"Ne adamı ya?" dedi, hakikaten de anlamadığı suratından belliydi. "Maçı anlatan adam yok mu?" dedim, "Hani 'Ahmet ilerledi, pası Mehmet'e verdi, şut ve goool!' diyen adam yok mu?" Yaman'ın, "Zeynep, sen kafayı mı yedin! Statta ne arasın o adam?!" demesiyle kendimi epey aptal hissettiğimi (...) hatırlıyorum.