Açlık, kazalar hastalıklar ve ölümler yüzünden değil ! Üzerinde çalışmak için geldiğimiz kimlik bilincimizin, bir köşeye itilip tüm anlamsız şeylerin merak edilir hale getirilmesindendi. Kaybolmuştuk. Kendi dünyamızda, kendimize yabancı ve gündelik yaşantının buyurduklarına teslimdik.
çalışmazsak değersizdik, hayatı anlamlandırmak için sürekli çalışıyor, çalışmadığımızda da kendimizi uyuşturmak için diğerleriyle buluşuyor, sosyalleşiyor ve merakımızı her an diğerlerine vererek potansiyelimizi kurban ediyorduk.
Tohumların yaratıcısı, yarattığı şeyin bir gün kendi potansiyelini dolduracak farkındalıkta, Tanrısal bir şeye dönüşeceğini savunurken, diğeri bu tohumların ancak, beslenme zincirinde yeri olabilecek basit tohumlar olacağını, içlerindeki potansiyele rağmen asla Tanrısallaşamayacaklarını savunup durmuş.
'Onları bir seraya koyacağım ve 'merakla' besleyeceğim.' Hınzır Tanrı, 'Neyin merakıyla?!' diye sormuş, bizimkisi yine açıklamış, 'Kendi potansiyellerinin merakı.'