Başka bir âyetinde de Rabbimiz şöyle buyuruyor:
“...Siz sarhoş iken -ne söylediğinizi bilinceye kadar- namaza yaklaşmayın.”⁴⁵
Burada sözkonusu sarhoşluk, yalnız içkiden dolayı olan sarhoşluk olmayıp, aynı zamanda dünyaya olan aşırı düşkünlük sarhoşluğu da yani dünya sevgisi kastedilmektedir.
Vehb b. Münebbih ise, âyette sözü edilen sarhoşluk zahiri manasında olan, içki nedeniyle meydana gelen sarhoşluktur, diyor. Burada aynı zamanda dünya sarhoşluğuna da işaret bulunmaktadır. Çünkü burada asıl neden bellidir, âyette, “Ne söylediğinizi bilinceye kadar” ifadesi yer alıyor. Bu itibarla nice kimseler var ki, içki içmeksizin sarhoş gibidirler. Çünkü bunlar kıldıkları namazlarında ne okuduklarının bile farkında değiller.
Muhammed b. Vasi de şöyle diyor:
"Dünyada tek isteğim şu üç şeydir:
a- Yanıldığımda beni derhal doğrultacak ve düzeltecek samimi bir kardeş,
b- Başkasına boyun eğmeksizin helal ve kolay bir rızık,
c- Cemaatle birlikte kılacağım ve kendisiyle yanılgılarımın silinip, fazileti yazdıracak bir namaz."
Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurur:
"Kim bile bile namazını kılmazsa, o kesinlikle küfre girmiştir."
Yani böyle bir kimse, bilerek namaz kılmaması nedeniyle, Allah ile arasındaki ipi koparmış ve dininin de direğini yıkmış olmasından, neredeyse imanını elden çıkaracak konuma düşmüştür. Örneğin bir yolculuk sırasında varacağı beldeye oldukça yaklaşmış bulunan bir kimse için, neredeyse vardı varacak, şehre girmesine ramak kaldı, denmesi gibi. İşte namaz ibadetini terkeden kimse de, Allah ile arasındaki bağlarının kopmasına neredeyse ramak kalmış olmaktadır.