Ne güzeldi yabancı bir kasabada sarhoş olup, otel odasında sevgilim uyurken tanımadığım dostlarla bir terzi dükkanında oturup hayatın ne olduğunu hiç mi hiç düşünmeden , hayatın ne olduğunu birden bir görüntüyle görüvermek. Neden kelimelerle düşünür de insan, görüntüler yüzünden acı çeker?
Bir başka gece otobüsümüz buzdan asfaltın üzerinden uçuruma doğru tatlı tatlı kayarken bir an buzlu penceremden Tanrı’yla gözgöze gelmenin ışıltısını hissettim, varoluşun, aşkın, hayatın ve zamanın tek ortak sırrını tutkuyla keşfetmek üzereydim ki şakacı otobüs boşluğun karanlığında asılı kaldı