Fil'MARKS
Karınca karıncanın kurdudur,bu dünya ölümlüdür, sonu yokluktur.
Sayfa 174·Kitabı okudu
Düşünce
“Dîn mebe, ew ne dîn e. ”
Tugay komutanı ile aramızda şöyle bir konuşma geçti! - “Musa Anter, Allahını seversen birşey söyleyeceğim, doğru cevap ver.” - “Efendim, yemin vermeyin. Ceza hukuk usulünde sanığa yemin teklif edilmez. Soracağınızı sorun. Soru lehime ise cevap veririm. Aleyhime ise elimden geldiği kadar idare ederim.” - “Yok, vallahi öyle değil... Acaba sen insanların, mukaddes kitaplarda okuduğu gibi Adem ile Havva’dan türediklerine mi; yok- sa, Danvin’in dediği gibi hayvan tekamülünden mi geldiğine inanıyorsun?” - “Efendim, ben Türk Ceza Kanununun 163. maddesinden buraya gelmedim. Bu sorduklarınız benim branşım dışında kalır.” - “Hayır, hayır. 141-142 seninle başa çıkamıyor. Sen bunu anlat.” - “Pekâlâ.. Bu hususta ben hiçbir mukaddes kitaba inanmıyorum. Ne Zebur’a, ne Tevrat’a, ne Kuran’a... Çünkü bu kitaplarda denir ki, ‘Allah Cebrail’i dünyanın yedi iklimine göndermiş. Her birinden bir miktar toprak getirtmiş. Çamur yapıp buna insan şekli vermiş. Sonra üfleyerek, Ademi yaratmış. Havva’yı da, Adem’in kaburga kemiğinden yaratmış ve bunların birleşmesinden insanlar türemiş!’ Buna göre, insanlar Allahın eli ve ustalığı ile yapılmıştır. Ben buna inanmıyorum. Rafael’in, Michelancelo’nun, Picasso’nun dahi adi eserleri yoktur. Peki, eğer insanlar Allahın eserleri olsaydı, böyle sahtekar, vicdansız, zalim ve canavar olurlar mıydı hiç? Haşa, ben Allahı, insanı kendi eli ile yaratmaktan tenzih ederim... Ama hayvandan geldiğine inanıyorum. Çünkü milyonlarca yıl geçtiği halde, ecdadımız olan hayvanların bizde çok kalıntısı kalmıştır.” - “Nasıl olur?” “Baksanıza; eşekler, katırlar tekme atar, biz de atarız. Aslan, kaplan pençe vurur; biz de yaparız. Köpek, ısırır; biz de ısırırız. Kedi, tırmalar; biz de tırmalarız. Tüm hayvanların güçlüsü zayıfına zulmeder, biz de yaparız.” Orada bulunanlar
235_236_237 sayfaları·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Uzun ama okunası
- “Öyleyse sen Islamiyeti beğenmiyorsun?” - “Gerçekten de dindar değilim. Ama Islamiyeti hiçbir dine de tercih etmem.” - "Nasıl olur?” Artık işi sohbete dökmüştük. Konuşmama şöyle bir misal ge­tirerek devam ettim: - “İsterseniz, kıyamet gününe gelelim. Allah, ümmetlerinden kıdem sırasına göre hesap soracakmış. Önce Musa ve Yahudileri huzuruna çağırıp Musa’ya der ki, ‘Musa, ben seninle konuştum. On Emir’imi de yazılı olarak sana verdim. Seni peygamber olarak dünyada görevlendirdim. Hani ne yaptın, anlat bakalım.’ Musa, ‘Ben ve ümmetim insanları çalışıp kazanmaya alıştırdık. Atomu keşfederek, devletlerin ikide bir çıkarları için harp çıkarmalarına mani olduk. Firavunlardan beri dünyayı sömürü düzenine sokan haksızlığa son verip, ümmetimden olan Kari Marks aracılığı ile dünyaya sosyalizmi getirdik’ der. Daha birçok Yahudi kökenli bi­lim adamı ve sanatkarın adını vererek, insanlığa hizmet ettiğini söyler. Allah memnun kalır. ‘Peki’ der ‘Alın Musa’yı ve ümmetini cennete götürün.’ “İsa’yı çağırır. Tüm Hıristiyanlar ve İsa, Allahın huzuruna çı­kar. Allah, İsa’ya der ki, ‘Ha oğlum, seni nurumdan yarattım. Otuz üç yaşından sonra göğe çıkararak yanıma getirttim. Seni dünyaya, şeytanları yenip insanlara yol göster ve Hazreti Adem’e verdiğim sözü yerine getir diye görevlendirdim. Söyle bakalım ne yaptın?’ “Hazreti İsa, ‘Nasıl ne yaptım mukaddes Baba!’ der. ‘Sen kartal, karga yarattın; ben uçakla helikopteri yaptım. Sen fil, deve katır yarattın; ben tır, kamyon, otobüs yarattım. Sen, günün ve gece­nin belirli zamanlarında dünyayı güneş ve ay ile aydınlattın; ben ve ümmetim tüm dünyayı elektrikle aydınlattık. Sen petrolü ya­rattın; yerin binlerce metre derinlerinde insanlardan sakladın; biz çıkarıp insanlığın hizmetine soktuk. Envayi türlü hastalık mikro­bunu yarattın; ben ve
Sayfa 236·Kitabı okudu
Beni sorguya götürdüler. Tabi gözlerim bağlı. Manasız manasız sorular soruyorlardı. Bir ara oradakilerin hepsi, ‘rap’ diye ayağa kalktılar. Anladım ki bir ’büyük’ geldi. Konuşunca, Tugay komutanı olduğunu sesinden anladım. Tugay komutanı ile aramızda şöyle bir konuşma geçti! -“Musa Anter, Allahını seversen bir şey söyleyeceğim, doğru cevap ver.” -“Efendim, yemin vermeyin. Ceza hukuk usulünde sanığa yemin teklif edilmez. Soracağınızı sorun. Soru lehime ise cevap veririm. Aleyhime ise elimden geldiği kadar idare ederim.” -“Yok vallahi öyle değil… Acaba sen insanların, mukaddes kitaplarda okuduğu gibi Adem ile Havva’dan türediklerine mi; yoksa Darwin’in dediği gibi hayvan tekamülünden mi geldiğine inanıyorsun?” -“Efendim, ben Türk Ceza Kanununun 163. Maddesinden buraya gelmedim. Bu sorduklarınız benim branşım dışında kalır.” -“Hayır, hayır.141-142 seninle başa çıkamıyor. Sen bunu anlat.” -Pekâlâ.. Bu hususta ben hiçbir mukaddes kitaba inanmıyorum. Ne Zebur’a, ne Tevrat’a, ne Kuran’a… Çünkü bu kitaplarda denir ki, Allah Cebrail’i dünyanın yedi iklimine göndermiş. Çamur yapıp buna insan şekli vermiş. Sonra üfleyerek, Ademi yaratmış. Havva’yı da, Adem’in kaburga kemiğinden yaratmış ve bunların birleşmesinden insanlar türemiş!’ Buna göre, insanlar Allahın eli ve ustalığı ile yapılmıştır. Ben buna inanmıyorum. Rafael’in, Michelancelo’nun, Picasso’nun dahi adi eserleri yoktur. Peki eğer insanlar Allahın eserleri olsaydı, böyle sahtekar, vicdansız, zalim ve canavar olurlarmıydı hiç? Haşa, ben Allahı, insanı kendi eli ile yaratmaktan tenzih ederim… Ama hayvandan geldiğine inanıyorum. Çünkü milyonlarca yıl geçtiği halde, ecdadımız olan hayvanların bizde çok kalıntısı kalmıştır.” -“Nasıl olur?” -“Baksanıza; eşekler, katırlar tekme atar, biz de atarız. Aslan, kaplan pençe vurur;
Sayfa 235 - Avesta Yayınları·Kitabı okudu