Kalbi iyileşme kısa zaman diliminde hap niyetine formülize edilmiş uygulamalarla sağlanamaz. Bilakis manevi yolda her an ilerlememize sebep olacak bir terkip sahibi olmak gerekir ki bu da bazen bir ömür alabilir. Bütün bunları bilmemiz bizi umutsuzluğa sevk etmemeli çünkü ilahi yardım hep yanımızda olacaktır. Zaten değişim, bizim elimizde olmayıp talep edene Allah'ın ulaştırdığı bir sonuçtur.
İlk bağlanmanın sonrakileri etkilediği fikri meşhur "bağlanma teorisine" dayanır. Peki nedir bu bağlanma teorisi? Bağlanma teorisine göre kişinin anne babasıyla geliştirdiği ilk bağlanma modeli hayatının pek çok önemli meselesinde karşısına çıkar. Özellikle insanlarla kurduğu ilişkilerde, imtihanları algılayışında, benlik algısında ve Rabbiyle kuracağı ilişkide. Yani anne babamızla kurduğumuz ilk ilişkiyi, tıpkı bir şablon gibi pek çok ilişkimizde kullanma ihtimalimiz çok yüksektir. Çünkü hayata dair ilk edinimler sonrakileri de şekillendirir.
Kimse için yaşamamayı ve olduğu gibi görünmeyi öğrenmeyen kişi kalbini nasıl bütünüyle Allah'a bağlayabilir? Bazı kişilerin ihlasın zıddı olan nifak afetine tutulma nedeni koşullu sevgi görmeleridir. Benlikleri olduğu gibi kabul görmeyen, ancak istenileni yaparlarsa anne babalarının sevgisini kazanacaklarını düşünen çocuklar, olduğu gibi görünmeyi bırakıp yalan bir hayat yaşarlar. İşte bu, kişinin kalbini bütünüyle Allah'a bağlamasına engel olan bir hastalıktır. O kalpte Allah'ın makamını insanlara vermektir.
İnancımız her şeyden öte bizim varoluş amacımızla, bizi yaratan Rabbe yönelmemizle, ölümden sonraki hayata bakışımızla ve kendi kişisel ahlakımızla ilgilidir. Doğru bulmadığımız çevreyi terk ederken, bunun ardından Allah'ı terk etme tehlikesine düşemeyiz. Zihnimize ve kalbimize örülmüş zincirleri kırarken özgürleşme hikayemizi Kuran'ın önüne geçiremeyiz. Esas aşmamız gereken, varoluş amacımızı anlatan Kuran'la aramıza koyulan hem iyi niyetli hem de kötü niyetli engellerdir. Kuran'la aramızdaki engelleri aşmak yerine onu aşıp çekip gidersek, bize kucağını açacak olan inkar dünyası, kaçtığımız yerden hiç de farklı olmayacaktır.