Uzun zamandır Mustafa Kutlu okumuyordum ve bu samimi dili çok özlediğimi farkettim. Kafam biraz dinlensin diye okumayı düşündüğüm kitabın bir anda peşinde koştururken buldum kendimi. Küçükken sonunu merak ederek izlediğimiz sıcak Türk filmi hissiyatındaydı ve sonunu sürekli “hayır hayır” diyerek bitirdim. Kendimi biraz fazla kaptırdığımı kabul etmekle birlikte tavsiye kitaplar arasında yer aldı.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin hanımları onu memnun etmek için ellerinden geleni yaparlardı.
Efendimiz'in sevdiği bir yemek yaptıkları zaman onu Fahr-i Kainat Efendimiz'in o akşam kalacağı eve gönderirlerdi.
Bir gün İki Cihan Güneşi Efendimiz, Aişe annemizin odasında bulunuyordu.
Müminlerin annelerinden biri, yaptığı yemeği hizmetçisiyle Efendimiz'e gönderdi.
Hz. Aişe hizmetçinin elindeki yemek tabağını görünce kıskançlık duygusuna kapıldı.
Hizmetçinin eline vurarak yemeği yere döktü.
Yere düşen tabak da kırıldı.
Efendimiz aleyhisselam buna çok üzüldü.
Öfkesini belli etmemeye çalışarak oturduğu yerden kalktı.
"Anneniz kıskandı" buyurdu.
Tabağın kırıklarını ve yere dökülen yemeği toplamaya başladı.
Bunu gören Hz. Aişe yaptığına çok pişman oldu ve:
"Ya Resulallah!"
Yaptığım bu hatayı bağışlatmanın yolu nedir?" diye sordu.
Allah'ın Resulü ona, kırdığı tabağın yerine tabak vermesi, döktüğü yemeğin aynını göndermesi gerektiğini söyledi.
Sayfa 58 - Buhari, Nikah 107, nr. 5225 - Ebu Davud, İcare 89, nr. 3568·Kitabı okudu