Hilkatte kusur yoktur. Yaratılışın yanlışlıkla malul olmadığını kavrayacak kadar uzun yaşamamız lehimizedir. İlk fırsatta içimizdeki çocuğu öldürmeli, haramı değil, helâli seçtiğimizi ortaya
O'nun rububiyet sıfatlarına asıl ve kendinin kulluk vasıflarını bil -ona göre davran-
ne zaman ki için yüce Allah'ın esma-i hüsnasının manalarına güvenerek bağlanır, dışın da şeriatın hükümleriyle süslenir, işte o zaman Allah'ın vasıflarına yapışmış. kulluk vasıflarını bilmiş, kendine değil yüce Allah'a güvenir hale gelirsin. işte makam budur. Allah cümlemize nasip eylesin.
İnsanın hayatında yaşayacağı en muazzam zihinsel süreç; arayışta olmaktır.
Bir arayışa girmeyen, bulduklarını yeterli ve doğru kabul edip hiçbir şeyi sorgulamadan yaşayan kişi, bütünüyle özümseyeceği kendi doğrularını bulamaz. İnsan arayış yoluna girerse yolun sonunda onu mutlaka bulacakları bekler. Allah, arayanı bulma mükafatından mahrum bırakmaz.
Kendimi bildim bileli hep bu hal içerisindeyim ve son cümlenin verdiği sürur o kadar bambaşka ki…
Bir kere arkadaşım “sen bulmayı isteyen değil de aramaktan beslenen ve tatmin olan bir hükmün altında gibisin” dedi.
Bilakis aramanın kendisini sevmekten ziyade vuslatta alacağım zevkten veya ona ulaşmama vesile olmasından dolayı aramayı seviyorum. Sanki her an sevgiliyi görecekmiş gibi sokaklara o arzuyla bakmak ve ulaştırmayacak olan her şeyden de ilgiyi kesmek.