Eba Zer el Gıfari radıyallahu anh bir gün derdini Efendimiz aleyhisselama açarak söyle sordu:
“Ya Resulallah!
İnsan bir topluluğu sever de,
Onların yaptığı amellerin seviyesine bir türlü çıkamazsa onun hali ne
dacak?"
Fahr-i Kainât Efendimiz onun ne demek istediğini anladı ve kendisine
şoyle cevap verdi:
"Ey Ebu Zer! Sen sevdiğinle berabersin."
Ebu Zer radıyallahu anh derdini tam olarak anlatamadığını düşündü ve daha açık konuştu:
“Ben Allah'ı ve resulünü seviyorum" dedi.
Allah' ın Elçisi tekrar şöyle buyurdu:
"Ey Ebu Zer! Sen sevdiğinle berabersin."
Yüce Rabbim bizi de Habib-i Ekrem'iyle beraber eylesin.
Sayfa 421 - Ebu Davud, Edeb 111, 112, nr. 5126; Ahmed ibni Hanbel, Müsned, 5/156, 166, nr. 21707, 21795. 421·Kitabı okudu
Kendisinden ayrılması mümkün olmayandan kaçan ve onunla kalıcı olmayanın peşinden koşanın durumu ne acayiptir! “Çünkü gerçekte gözler değil, göğüslerdeki kalpler kör olur.”
Hedeflenmiş reklamlar sunmak için dinleme yapıyor değiller aslında. Size dair oluşturdukları model o kadar isabetli ki size sihirbazlık gibi gelen öngörülerde bulunuyor.
Bir gün James Williams -tanıştığım eski Google strateji uzmanı- önde gelen teknoloji tasarımcılarından oluşan bir dinleyici grubuna basit bir soru yöneltmiş: “Aranızdan kaç kişi şu an tasarladığımız dünyada yaşamak istiyor?” Odaya sessizlik çökmüş. İnsanlar birbirlerine bakmışlar. El kaldıran olmamış.
Silikon Vadisi’ni içeriden bilen insanların pek çoğu işlerin daha da kötüye gideceğini öngörmüş. En meşhur yatırımcılarından biri olan Paul Graham şöyle demiş: “Böyle şeyleri üreten teknolojik ilerleme biçimleri genel teknolojik ilerlemeden farklı yasalara tabi olmadıkça kırk yılda dünya önceki kırk yıla oranla daha da bağımlı hale gelecek.”