filhakika.co

filhakika.co
@filhakikaco
Filhakika.co adlı bloğumdan kitap incelemelerime göz atabilirsiniz! Instagram: filhakika.co
Puan vermedi·61 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
O kadar güzel bir kitap bitirdim ki, inanın nasıl anlatacağımı bilmiyorum. Yazarımız André eserine 58 yılını birlikte geçirdiği sevgilisi, eşi Dorine ile tanışmalarından başlıyor ve ölümlerinden bir yıl öncesine kadar devam ediyor. Eser, sadece safi bir şekilde aşk ve ilişki üzerine değildi. Çoğunluk olarak konu aşk olsa da içinde siyasete, sosyalizme, varoluşçuluğa da değinilmiş. Dorine zeki, başarılı, André’ye göre daha sakin bir kadın. Birlikteliklerinin her anında kocasını desteklemiş. André ise zorluk karşısında sakin kalamayan daha telaşlı bir insan. Seneler sonra Dorine hiçbir tedavisi olmayan bir hastalığa yakalanıyor. Orada André’nin kurduğu, “Her şeyi paylaştığımıza inanmak istemiştim; ama sen yaşadığın acıda tek başınaydın.” cümlesi içime o kadar işledi ki bir süre etkisinden çıkamadım. Onlar için yaşamda ayrılmamak ne kadar önemliyse ölümde de ayrılmamak bir o kadar önemliymiş ki hayatlarına birlikte son vermişler. André son sayfada, “İkimizin de dileği, diğerinin ölümünden sonra yaşamak zorunda kalmamaktı.” diyerek birbirlerine olan bağlılıklarını tek bir cümlede özetliyor. O kadar güzel betimlemeler, ifadeler kullanmış ki bir çok cümlenin altını çizdim. Uzun zamandır bu kadar güzel, imrenilecek bir aşk hikayesi okumamıştım. 61 sayfa ve büyük puntoyla yazılmış bir eser olması elinize aldığınız gibi bitirmenizi sağlıyor. Dili de gayet akıcıydı. Aşk ile ilgili kitap okumayı sevenlerin mutlaka okumasını öneriyorum.
Edebiyat
Son MektupAndré Gorz · Ayrıntı Yayınları · 20111,171 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
8/10
·167 syf.··
2020 4. kitabı
Dostlukları çok eskiye dayanan iki arkadaşımız var: Çetin ve Ender. Çetin İstanbul’da geçirdiği yıllardan sonra tekrar memleketine yani Ankara’ya dönüyor ve Çetin’le bir ev tutmaya karar veriyorlar. Bu sırada eskiden yakın arkadaşları olan fakat on senedir Amerika’da çalıştığı için çok seyrek görüştükleri Fikret, Türkiye’ye geliyor. Fikret, babası ve üvey annesiyle birlikte Bodrum’a gitmek üzere çıktığı bir yolculukta trafik kazası geçirip ikisini de kaybediyor. Fikret’in Amerika’ya dönmesi gerekiyordur ama ortada bir sorun vardır; o da kardeşi Nihal’in yalnız kalmasıdır. Fikret‘in ise Ankara’da Ender ve Çetin’den başka dostu, akrabası yoktur. Hâl böyle olunca, Nihal’i onlara emanet eder ve Amerika’ya geri döner. Bundan sonra üçü birlikte yaşamaya başlar. Başta anne ve babasının ölümüyle sarsılan Nihal, iki gençle pek iletişim kurmazken zaman geçtikçe bazı işler değişiyor. Ender'in dediği gibi, "Ortada iki erkek ve bir kadın varsa, edebiyat ve sinema başımıza taş yağdırır, kolla kendini!" Olaylar Ender karakterinin gözünden anlatılıyor. Barış Bıçakçı’nın diline, anlatımına hayran kalmamak elde değil. Cümleler su gibi akıp gidiyor, sizi çabucak içine çekiyor. Kitabın melankolik bir tarzı vardı, belki de ölümle başladığı için ben öyle hissettim. Çok beğendiğim bir kitap oldu. Bugüne kadar hem ismiyle hem konusuyla hem de kapağıyla bu kadar dikkatimi çeken çok az kitap vardı. Ayrıca kitap 2011 yılında filmi uyarlanmış. Kitabı filmi izlemeden önce okumanızı tavsiye ederim. Film kesinlikle kendi kafanızda oluşturduğunuz görüntüyü değiştirebiliyor. Herkese keyifli okumalar diliyorum.
Edebiyat
Bizim Büyük ÇaresizliğimizBarış Bıçakçı · İletişim Yayınevi · 202010bin okunma