yiğit can kaş

Burada,maddi zenginlikler gibi manevi değerler de hep onların inhisarı altına girmiş bulunuyordu.İyilik,doğruluk ,güzellik namına ne varsa onlarındı ve onlardan başkasının olamazdı.Hâlbuki benim o zamana kadar okuduğum ve inandığım kitaplar bunun aksini söylüyordu.Bütün insanlık adına konuşuyor,insan haklarını savunuyordu.Benim okuduğum kitaplara göre, milletler birtakım sınıflara ayrılamazdı.Fertler arasında mevcut olan eşitliğin milletler arasında da mevcut olması gerekirdi.Hele şu millete topyekûn iyi, bu millete baştan başa kötü demek,birini aşağıda görüp öbürünü yüksekte tutmak ne hümanist kültüre ,ne ilmî düşünce metotlarına uyabilirdi.Şu halde...Evet şu halde ya bu kitaplar yalan söylemişti ,yahut da,bu cemiyet ,bu medeniyet o kitapların medeniyeti,cemiyeti değildi.
Sayfa 338·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tablo bir an önce tamamlansın diye diğer bölmeye geçiyorum.İkinci bölmede,yani muhalefet dinamiğinde görülen ise şu : Türkiye'de işçi sınıfı ,dönemsel kimi eylemlilikler ve patlamalar dışında ,Cumhuriyet tarihinin hiçbir döneminde toplumsal muhalefet hareketinin öncüsü olmamıştır.İşçi sınıfının,1960'larla birlikte ,toplumsal muhalefetin çok önemli bir bileşeni konumuna geldiği açıktır.Ancak,bu önem,hatta nicel ağırlık bile,sınıf hareketini genel muhalefet hareketinin omurgası konumuna getirmemiştir.
Sayfa 281·Kitabı okudu
Bugüne dek hiçbir devrimci pratik,Marksist kuramın bütünlüğünü aşan bir radikalizm taşımamıştır ve böyle bir aşma bundan sonra da mümkün olmayacaktır.Örneğin,Marx'ın 1859 Önsöz'ündeki aşırı determinist vurgularının ya da Engels'in Fransa'da Sınıf Mücadeleleri'ne 1895 tarihinde yazdığı Önsöz'deki kimi belirlemelerinin,daha sonraki pratiğin "sağında" kaldığı söylenebilir.Ama bunlar Marksizmin kuramsal bütünlüğünü ve özünü eksiksiz yansıtan vurgu ve değinmeler değildir.Bu nedenle Leninizm ve 1917 Devrimi ,bir bütün olarak Marksizmin radikalleştirilmesi değildir.Dünyada, en başta yabancılaşma ,devlet ve sınıf mücadelesi kuramları ile komünizm vizyonunu sağda bırakacak bir pratik ortaya çıkmadığı sürece ,Marksizmin radikalleştirilmesinden ya da daha radikal bir başka öğreti tarafından aşılmasından söz etmek büsbütün anlamsız olacaktır.
Sayfa 146·Kitabı okudu
En sevdiğim kitaplardan biri olan,Nazım'ın Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim'inde bir sahne var."Hapishanelerde gerekirse ömrüm boyunca yatabilirim..."diye başlayıp devam eden uzun bir iç hesaplaşma yapar.Çok iyidir o bölüm .Benim için gerçekten o biçimdeydi,örgütlü bir devrimci olmak.Artık uğruna tereddütsüz ölünecek bir davanız var.Daha doğrusu örgütlü olmak artık daha büyük bir iç huzurla gerektiğinde ölebilmek ,bu davayı sürdürebilecek bir "Partim var " demekti.Artık partin var,yoldaşların var ve ölüm bile sana kaybettiremeyecek duygusunu yaşıyorsun.Bu çok kritik ve gerçekten bütün benliğimi,bütün varlığımı partili mücadeleye vermemi sağlayan bir iç huzurum oldu.
Sayfa 126·Kitabı okudu

yiğit can kaş

, bir kitap okudu
Puan vermedi·384 syf.·
33 günde okudu
·
2024 3. kitabı