“Benim neyimi sevdin o zaman?”
diye sordum bir gün,
İçimde kırılgan bir sessizlikle.
Durdu biraz…
Sonra dedi ki:
“İyi kalpli… temiz yürekli… fedakârdın…”
Oysa bunlar,
herkesin kolayca sevebileceği,
bende en çok susan, en az savunan gölgelerdi.
Beni ben yapan hiçbir şeyin adı geçmedi.
İçimden ince bir tebessüm geçti,
ama dudaklarıma varamadı.
Çünkü biliyordum…
bu, yalnızca yüzeyde kalanların cevabıydı.
Sığ bir kıyıda durmuş,
derinliğe hiç yüzmemişti.
Ben gökyüzüne bakarken evreni düşlüyordum,
oysa o, sadece havanın güzel olup olmadığını sordu.
Ben avuçlarımda bir evren sundum,
o, bir pencere bile aralamadı içine bakmak için.
Ve o an anladım:
Ben yoktum aslında bu ilişkide.
Ve belki de hiç var olmamıştım.
Sevdiğini sandı…