"Yani mevti veren odur. Yani hayatı veren o olduğu gibi hayatı alan, mevti veren dahi yine odur. Evet mevt, yalnız tahrip ve sönmek değildir ki esbaba verilsin, tabiata havale edilsin. Belki nasıl bir tohum zâhiren ölüp çürüyor fakat bâtınen bir sümbülün hayatına ve yoğurmasına yani cüz'î tohumluk hayatından, küllî sümbül hayatına geçiyor. Öyle de mevt dahi zâhiren bir inhilal (dağılma) ve bir intıfa (yok olma) göründüğü halde, hakikatte insan için hayat-ı bâkiyeye unvan ve mukaddime ve mebde (başlangıç) oluyor. Öyle ise hayatı veren ve idare eden Kadîr-i Mutlak, yine elbette mevti dahi o icad eder."