Firdevs

Firdevs
@firilisa
KIRGINIM! İçimden çığlık atıyorum, dışımdan da atacağım.
Kırgınım, Çok kırgınım. İnsanların hayatını hiçe sayanlara, Mezara götüremeyeceği halde paraya tapanlara, İşini bilmeyen vicdansız müteahhitlerin ev yapmasına, Kötü insanların bahaneler ardına sığınmasına, Bilim insanları bas bas bağırırken onları dinlemeyenlere, İşinin eri olanların olması gereken yere konmamasına, Birbirine saldırıp hakaret eden siyasetçi liderlere, Tedbirsizliğe "Kader" diyenlere İletişimi engellemeye çalışanlara, Ülkeme gelip yiyip içip gezip yaşamasına rağmen bir tane yardım paylaşımı yapmayan turist ve öğrencilere, İnsanlar canını zor kurtarmışken çocuk kaçıranlara, Yardıma hainlikle karşılık verip milletime bıçak çeken soysuzlara, İnsanlar ailesini kaybetmişken hırsızlık yapan kansızlara, Mağazaları yağmalayanlara, Yağmalanan mağazadan çamaşır makinesi ve televizyon çalan kanı bozuklara, Anca 3. gün tepki veren büyük popüler şirketlere, ULAN, yardım için gönderilen tırların önünü kesenlere!!!!! Anladım ki böyle acılı günde her milletten omuz omuza çalışanlar olduğu gibi yine her milletten kalleşi, iti, şerefsizi, haysiyetsizi, çıkarcısı, hırsızı, gözü kararmış kansızları varmış. Türk, Suriyeli, Fransız veya Rus fark etmezmiş. İnsanlığın milliyeti yokmuş. Haysiyetsizlik zihinlerde ve kalplerde saklıymış. Kırgınım. Çok kırgınım. Kızgınım da...
Deprem
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Mucizeler 1 günde gelmez: Cesur ol!
Motivasyonumun düşmesinin en büyük sebebinin ne olduğunu sonunda anladım: Bir anda her şey mükemmel olsun diye bekliyorum. Öyle büyük bir farkındalık çöktü ki o an üstüme... Her kırgınlığımın sebebinin büyük çoğunlunu ben oluşturuyormuşum. Ben bir anda 22 yaşına gelmedim; ben, günbegün büyüyerek 22 yaşına geldim. 1 günde yürümeyi öğrenmediğim için denemekten vazgeçmedim. 1000 yıl süren hüzün olmadığı gibi 1000 yıl süren mutluluğun da olmadığını kabul ettim. Bunca zaman insanlar beni bilsin istedim ama bu 1 günde olmayınca bundan ümidi kestim. Defalarca yazdım ve defalarca sildim. Defalarca hikaye yayınladım ve defalarca o hikayeleri yayımdan kaldırdım. Defalarca şarkı yükledim ve o şarkıları sildim. Hesap açtım ve kapattım. Aşırı popüler olmanın ya da her gün yeni şeyler alacak kadar paramın olmasının isteği içinde de değilim. Aksine minimalist ve sadeyim... Sadece konuşmayı seviyorum...beni dinlesinler, ben dinleyeyim, onlarca insan tanıyayım ve onlara enerji vereyim istiyorum. Ben artık köşemden çıkmayı seçiyorum. Yazdığım onca hikayeyi, şiiri ve söylediğim onca şarkıyı sadece çevremdekilerle paylaştım bunca zaman. Hep, hepsi destekledi beni. 'Firdevs, ilerle. Paylaş, bilin, görün. Her başladığında bırakmak yerine devam ettir.' Dün arkadaşlarımdan birisi dedi ki: "Sen hazinesin. Nasıl olur da bu kadar parlarken görünmezsin." Ben...ben artık susmamayı seçiyorum. Ben artık ilerlemeyi seçiyorum. Ben artık kendimi sevmeyi, korkmamayı, paylaşmayı ve koşmayı seçiyorum. Ben başarmayı ve kendimi sevmeyi seçiyorum. Bunca zaman insanlar beni, hikayemi ve enerjimi bilsinler istedim. Nerede olursam olayım bulunduğum ortamlardaki herkes bildi de... Artık daha da ilerlemek istiyorum. Ben, beni paylaşma cesareti göstermeyi seçiyorum.
İnsan ve Duygular
Merhaba hayalleri olan ve hayallerini hedefe çevirmek için çırpınan insanlara. Şu günlerde hayatımın meşguliyeti içinde biraz yoruluyorum. Bu süreçte de zihnimin hayal dünyasını çalıştırabilmek adına okumaya daha fazla zaman ayırmak istiyorum. Sanki...10-17 yaş aralığında her şeye enerjisi olan ve koşturan o kızın berrak zihni giderek uzaklaşıyor benden. Fark ne diye düşündüm. Aslında şu an, o zamanlara kıyasla çok daha aktif sorumluluklar alıyorum. Bilmiyorum, belki de bu yüzden zihnim çok dolmuş gibi hissediyorum. Sanki yazılabilecek tüm sayfalar yazılmış gibi... Yenilenmeye ihtiyacım var. Peki sorun ne? Neden böyle dolu hissediyorum, neden kafam 783483 kilo gibi hissediyorum? Benim gibi hisseden insanlar var mı? Bunun çözümü ne? Bu günlerde buna cevap aramaya çalışıyorum. Umarım cevap bulabilirim. Güzel bir gün olsun.
Hayat